Tekstil & Konfeksiyon
Web TasarımıE-TicaretE-İhracatGoogle AdsSosyal Medya Blog Birlikler
← designodin.com.tr
← Tüm yazılar E-İhracat

Çok Dilli E-Ticaret Sitesi Kurulumu

Kısa cevap: Çok dilli e-ticaret sitesi, her dil için ayrı URL, karşılıklı hreflang etiketleri ve aynı ürünün diğer dil sürümüne giden bir dil seçiciyle kurulur. Tekstilde buna hedef pazarın dilinde beden tablosu, lif bileşimi, teslimat ve iade bilgisi eklenir.

İngilizce menü eklemek, bir tekstil markasını ihracata açmaz. Çok dilli e-ticaret sitesi, her hedef pazar için doğru beden bilgisini, teslimat sözünü, iade koşullarını ve ürün içeriğini o pazarın dilinde gösteren bir satış sistemidir.

Küresel hazır giyim e-ticareti 2025’te yaklaşık 683,8 milyar dolarlık bir pazardı. Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı ise aynı yıl %0,7 azalarak yaklaşık 9,4 milyar dolar oldu; Türkiye, dünya tekstil ihracatından %3,5 pay alıyor ve 6. sırada. Pazar var. Ancak Türkçe bir mağazaya İngilizce metin eklemek, mağazayı uluslararası satışa hazır hale getirmez.

Türkiye’de satış yapan bir marka için “M beden” yeterli olabilir. Almanya’daki müşteri EU karşılığını, ABD’deki müşteri inç ölçüsünü, Birleşik Krallık’taki müşteri ise teslimat ve iade maliyetini görmek ister. Bu bilgiler yoksa ziyaretçi ürünü beğense bile çoğu zaman sipariş vermeden çıkar.

Bu yazı, çok dilli bir tekstil mağazasının URL yapısını, hreflang ve dil seçici kurallarını, ürün bilgisinin yerelleştirilmesini ve Shopify ile WooCommerce’ta dil yönetiminin farkını anlatıyor. Kaynaklar Ekim 2026’da kontrol edildi.

Öne Çıkanlar

  • Çok dilli e-ticaret sitesi bir çeviri projesi değildir; hedef pazara göre beden, fiyat, teslimat ve iade akışı kurma işidir.
  • Google her dil sürümü için ayrı URL önerir; dili çereze, tarayıcı ayarına veya IP adresine göre değiştiren tek URL’yi önermez.
  • Her dil sürümü hreflang ile kendisini ve diğer sürümleri gösterir; iki sayfa birbirini göstermiyorsa etiketler yok sayılır. Canonical ise aynı dildeki sürümü gösterir.
  • AB’de lif bileşimi, çevrimiçi satışta da satın almadan önce ve ürünün sunulduğu üye devletin resmî dilinde gösterilir.
  • WordPress’in çekirdeğinde çok dil yoktur; WooCommerce’ta ürün içeriği için çok dilli eklenti gerekir. Shopify’da diller ve pazarlar mağazanın kendi ayarlarından yönetilir.

Çok dilli e-ticaret sitesi neden çeviri projesi değildir?

Dil ve pazar aynı şey değildir. İngilizce bir sayfa açmak, ABD, Birleşik Krallık, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde aynı satış deneyimini kurduğunuz anlamına gelmez.

Her pazarın para birimi, tüketici beklentisi, beden sistemi, teslimat süresi ve iade alışkanlığı farklıdır. Aynı ürün açıklamasını İngilizceye çevirip her ülkede göstermek kolaydır. Asıl iş, doğru bilgiyi doğru müşteriye gösterecek mağaza mimarisini kurmaktır.

Tekstil markası önce satış modelini ayırmalıdır:

  • B2C mağaza, ürün varyantı, stok, sepet, ödeme, kargo, iade ve müşteri desteği ister.
  • B2B katalog, koleksiyon, kumaş bileşimi, minimum sipariş miktarı, sertifikalar, üretim kapasitesi, numune talebi ve teklif formu ister.
  • Hibrit yapı, hem son kullanıcıya satış yapan hem de bayi veya butiklerden toptan talep alan markalar içindir. İki akış aynı ekrana yığılmamalıdır.

İlk tasarım toplantısından önce şu soruların net yanıtları alınmalıdır:

  1. Hangi ülkelere gerçekten satış veya teklif gönderilecek?
  2. Son kullanıcıya mı, toptancıya mı, yoksa ikisine birden mi ulaşılacak?
  3. Ürünler Türkiye’den mi gönderilecek, hedef pazarda depo var mı?
  4. Her pazarda aynı koleksiyon, fiyat ve teslimat süresi mi geçerli?
  5. Müşteri desteği hangi dillerde ve hangi saatlerde verilecek?
  6. İngilizce başlangıç için yeterli mi, yoksa Almanca, Fransızca veya Arapça içerik gerekli mi?

Bu yanıtlar yoksa ikinci dil mağazayı büyütmez. Yalnızca bakım yükü ekler.

Tekstilde çok dilli e-ticaret sitesi kurulumu: 7 adım

Çok dilli e-ticaret sitesi kurulumu tema seçimiyle başlamaz. Önce satışın nasıl işleyeceği belirlenir. Teknik yapı da bunu desteklemek için kurulur.

1. Hedef pazarları dil değil satış gerçeğiyle seçin

“İngilizce ekleyelim, dünya görsün” bir plan değildir. İngilizce birçok pazarda kullanılabilir, fakat her pazarda aynı güveni veya dönüşümü sağlamaz.

İlk aşamada bir ya da iki hedef pazar seçmek daha doğrudur. Almanya ve Hollanda’ya satış hedefleyen bir marka için Almanca, EUR fiyatı, AB teslimat süresi ve açık iade politikası çoğu zaman daha değerlidir. ABD’ye açılan markada ise inç ölçüsü, USD fiyatı ve farklı taşıma beklentileri öne çıkar.

Hedef pazar seçerken şu dört noktayı yazılı olarak belirleyin:

  • Talep hangi ülkeden geliyor?
  • Teslimat maliyeti ve süresi ne?
  • İade hangi adrese, kim tarafından ve hangi maliyetle yapılacak?
  • Her ülke için aynı ürün kataloğu satılabilir mi?

Bu çalışma, sonradan ülke seçici eklemekten daha önemlidir.

2. B2B katalog mu, B2C mağaza mı olduğunu netleştirin

B2C mağazada müşteri, ürünün kendisine uygun olduğundan emin olmak ister. B2B alıcı ise önce üretim kapasitesini, kumaş kalitesini, MOQ bilgisini ve teslim süresini inceler.

B2B tekstil ihracat web sitesi için çoğu zaman şu sayfalar gerekir:

  • Koleksiyon ve ürün kategorileri
  • Kumaş ve lif bileşimi
  • Gramaj, en, dokuma veya örme tipi
  • Minimum sipariş miktarı
  • Üretim kapasitesi ve termin süresi
  • OEKO-TEX, GOTS veya ilgili sertifika dokümanları
  • Numune talep ve teklif formu

Bayi fiyatını, perakende sepetini ve numune talebini tek bir ürün sayfasında toplamak güveni azaltır. Hibrit modelde ziyaretçi, hangi akışta olduğunu ilk anda anlamalıdır.

Bunun pratik bir yolu, B2C mağazayı korumak ve koleksiyon sayfalarına ayrı bir “toptan teklif alın” akışı eklemektir. Bayi adayı MOQ, lookbook ve teslim süresi bilgisine ulaşır. Son kullanıcı ise satın alma ekranında gereksiz B2B bilgisi görmez.

3. Her dil için ayrı URL yapısı kurun

Çok dilli bir mağazada her dil sürümü, taranabilir ve paylaşılabilir ayrı bir URL’de yer almalıdır. Google’ın çok bölgeli ve çok dilli siteler rehberi, sayfa dilini çerez veya tarayıcı ayarıyla değiştirmek yerine her dil sürümü için ayrı URL kullanılmasını önerir. Aynı rehber URL seçeneklerini şöyle karşılaştırır:

YapıÖrnekGoogle’ın değerlendirmesi
Ülke kodlu alan adımarka.deCoğrafi hedefleme açıktır; ancak pahalıdır, daha fazla altyapı ister ve yalnızca tek ülkeyi hedefleyebilir
Alt alan adıde.marka.comKurulumu kolaydır; ancak kullanıcı “de”nin dil mi ülke mi olduğunu URL’den anlayamayabilir
Alt dizinmarka.com/de/Kurulumu kolaydır, bakım maliyeti düşüktür; siteleri birbirinden ayırmak daha zordur
URL parametresimarka.com?loc=deÖnerilmez

Çoğu tekstil markası için alt dizin yapısı (/en/, /de/) en yönetilebilir başlangıçtır: tek alan adı, tek mağaza, tek bakım. Ayrı ülke alan adı ise hedef ülkede ayrı depo, ayrı fiyat politikası, yerel ekip ve uzun vadeli pazarlama yatırımı varsa değerlendirilebilir.

Dili IP adresine ya da tarayıcı diline göre tek URL’de değiştiren yapılar ayrıca bir tarama sorunu yaratır. Google’a göre Googlebot genellikle ABD merkezli görünür ve isteklerini Accept-Language başlığı olmadan gönderir. Bu yüzden aynı URL’nin diğer dil sürümleri bulunamayabilir ve taranamayabilir.

4. Hreflang, canonical ve dil seçiciyi birlikte kurun

Ayrı URL’ler kurulduktan sonra Google’a hangi sayfanın hangi dilin karşılığı olduğunu hreflang ile söylersiniz. Google’ın yerelleştirilmiş sürümler rehberi temel kuralları şöyle sıralar:

  • Her dil sürümü, diğer tüm dil sürümlerinin yanı sıra kendisini de listeler.
  • İki sayfa birbirini işaret etmiyorsa etiketler yok sayılır. İngilizce ürün sayfası Almanca sürümü gösteriyor, Almanca sürüm geri göstermiyorsa ilişki çalışmaz.
  • Dil kodu ISO 639-1, isteğe bağlı bölge kodu ISO 3166-1 Alpha-2 biçimindedir. Birleşik Krallık için en-GB yazılır; hreflang’de EU veya UK kullanmak Google Arama’yı etkilemez.
  • x-default, hiçbir dil sürümüyle eşleşmeyen ziyaretçiler ve dil ya da ülke seçici sayfası için kullanılır.
  • Alternatif URL’ler https:// dahil tam yazılır. Etiketler HTML’de, HTTP üst bilgisinde ya da site haritasında verilebilir.

Canonical ise farklı bir iş görür. Google’ın yinelenen URL’ler rehberine göre hreflang kullanırken canonical, aynı dildeki sürümü göstermelidir. Almanca ürün sayfasının canonical’ı Türkçe sayfayı gösterirse hreflang ile canonical birbiriyle çelişir.

Dil seçici de aynı mantıkla çalışmalıdır. Google, kullanıcıyı bir dil sürümünden diğerine otomatik yönlendirmemeyi ve her sayfada diğer dil sürümlerine bağlantı vermeyi önerir. Türkçe keten gömlek sayfasından İngilizceye geçen kullanıcı ana sayfaya değil, aynı gömleğin İngilizce ürün sayfasına gitmelidir. Almanya’dan bağlanan Türkçe konuşan bir müşteri de Türkçe sayfada kalabilmelidir. Dil önerilebilir, zorunlu olmamalıdır.

5. Ürün bilgisini sadece çevirmeyin, yerelleştirin

Tekstil ürün sayfasında yalnızca ürün adı satış yapmaz. Müşteri kumaşın ne olduğunu, ürünün nasıl durduğunu, nasıl yıkanacağını ve kendi bedenine uygun olup olmadığını anlamalıdır.

Her dilde şu alanları kontrol edin:

  • Ürün ve koleksiyon adı
  • Kumaş bileşimi ve lif oranları
  • Kalıp bilgisi: dar, normal, oversize veya relaxed fit
  • Modelin boyu ve üzerindeki beden
  • Yıkama, ütüleme ve bakım talimatı
  • Renk tanımı ve görseldeki renk farkı uyarısı
  • Santimetre ve gerekiyorsa inç ölçüleri
  • EU, UK ve US beden karşılıkları
  • Teslimat süresi, iade süresi ve iade kargo koşulları

Makine çevirisi ilk taslakta zaman kazandırabilir. Fakat “regular fit”, “viscose blend”, “drop shoulder” ve bakım sembollerinin doğrudan çevirisi ürün bilgisini bozabilir. Google’ın spam politikaları çeviriyi tek başına yasaklamaz. Ancak oluşturulma şeklinden bağımsız olarak kullanıcıya çok az değer katan, büyük miktarda özgün olmayan içeriği “ölçeklendirilmiş içeriği kötüye kullanma” sayar; başka yerlerden alınan içeriği çeviri gibi otomatik dönüşümlerle çok sayıda sayfaya çevirmek de örnekler arasındadır. Ölçüt kullanılan araç değil, sayfanın değeridir. Ürün adı, kumaş açıklaması, kalıp bilgisi ve iade metni insan kontrolünden geçmeden yayın metni sayılmamalıdır.

Google sayfanın dilini lang özelliğinden veya URL’den değil, görünür içerikten anlar. Bu yüzden her sayfada içerik ve gezinme tek dilde olmalı, orijinal metin ile çevirisi aynı sayfada yan yana sunulmamalıdır.

AB’de lif bileşimi bir tercih değil, zorunluluktur. 1007/2011 sayılı Tekstil Ürünleri Tüzüğü md. 16/1’e göre lif bileşimi, satın alma elektronik yolla yapıldığında da tüketiciye satın almadan önce açıkça görünür olmalıdır. Md. 16/3’e göre bu bilgi, üye devlet aksini öngörmedikçe ürünün sunulduğu üye devletin resmî dilinde veya dillerinde verilir. Almanya’daki müşteriye yalnızca İngilizce lif bilgisi gösteren sayfa bu yüzden eksik kalabilir. Avrupa Komisyonu’nun Tüzük hakkındaki soru-cevap belgesi, bakım talimatı ve beden etiketinin bu Tüzüğün kapsamında olmadığını da belirtir.

İngilizce vitrinin Shopify’daki adımlarını ve ABD ile Birleşik Krallık’taki ürün bilgisi kurallarını Shopify İngilizce mağaza kurulumu yazısında ayrıca anlattık.

6. Beden tablosunu satış sayfasının parçası yapın

Beden tablosu, ayrı bir yardım sayfasında saklanacak bilgi değildir. Beden seçicinin yanında, mobilde başparmakla ulaşılabilecek bir yerde olmalıdır.

Baymard Institute’un 2022 giyim siteleri incelemesine göre masaüstü giyim sitelerinin %83’ü, mobil giyim sitelerinin ise %87’si gerekli beden bilgisi unsurlarından en az birini sunmuyor. Bu eksik, “bedenim olur mu?” sorusunu yanıtsız bırakır. Yanıtsız kalan soru, sepetten çıkışa veya maliyetli iadeye dönüşür.

İyi bir çok dilli beden tablosu şunları içerir:

  • Ürün tipine uygun göğüs, bel, basen ve iç bacak ölçüleri
  • Ölçünün vücuttan mı, üründen mi alındığı açıklaması
  • Santimetre ve hedef pazara göre inç karşılığı
  • EU, UK ve US beden eşleşmesi
  • Modelin ölçüleri ve giydiği beden
  • Kalıp notu: “İki beden arasında kalırsanız bir üst bedeni seçin” gibi yönlendirme

“29” beden filtresi de tek başına yeterli değildir. Bunun bel ölçüsü, jean bedeni ya da iç bacak boyu olduğu açıkça yazılmalıdır.

7. Fiyat, kargo, vergi ve iade bilgisini pazara göre gösterin

Para birimi simgesini değiştirmek, yerel fiyatlandırma yapmak değildir. EUR gösterip tüm müşterilere aynı belirsiz kargo metnini sunan mağaza, ödeme adımında güven kaybeder.

Ürün sayfasında veya sepete gitmeden önce görünen alanda şunlar yer almalıdır:

  • Hedef pazara ait para birimi
  • Tahmini teslimat süresi
  • Kargo ücreti veya ücretsiz kargo eşiği
  • İade süresi ve iade adresi
  • İade kargosunun kim tarafından ödendiği
  • Gümrük, vergi veya ek masraf ihtimali

Fiyatın gösterildiği para birimi ile ödemenin alındığı para birimi her zaman aynı değildir; bu farkı çoklu para birimi yazısında, pazara göre fiyat kurmayı da ülke bazlı fiyatlandırma yazısında anlattık. İade süresi, adresi ve masrafı ise her dil sürümünde aynı netlikte yazılmalıdır; yurt dışı iade ve değişim akışı bu metne göre kurulur.

AB’ye Türkiye’den satış yapıyorsanız vergi de tasarımdan sonra çözülecek bir ayrıntı değildir. IOSS, değeri 150 avroyu geçmeyen gönderilerde ithalat KDV’sinin satış anında tahsil edilip beyan edilmesini sağlar. AB dışındaki satıcı, ülkesinin AB ile KDV karşılıklı yardım anlaşması yoksa AB’de bir aracı atamak zorundadır; AB’nin bu anlaşmaları Norveç ve Birleşik Krallık iledir, Türkiye listede yoktur. 1 Temmuz 2026’dan bu yana 150 avroya kadar olan gönderilerde de kalem başına geçici 3 avroluk gümrük vergisi uygulanıyor. Ayrıntılar tekstil e-ihracatında gümrük ve vergi yazısında.

Çok dilli yapıda platform: Shopify ve WooCommerce

Platform seçimi “hangisi daha iyi?” sorusuyla yapılmaz. Çok dilli bir mağazada asıl fark, dil ve pazar yönetiminin platforma ne kadar hazır geldiğidir. Genel platform kararını Shopify mı WooCommerce mi yazısında ayrıca ele aldık.

Shopify’da çok dil

Shopify, standart DTC tekstil markaları için uluslararası satışta güçlü bir temeldir. Shopify Markets; pazar, alan adı, dil, ürün kullanılabilirliği ve yerelleştirilmiş içerik yönetimi için pratik araçlar sunar ve hreflang etiketlerini kendisi ekler. Yerel para biriminde ödeme ise Shopify Payments veya Adyen gerektirir; Shopify Payments Türkiye’de olmadığı için Türkiye merkezli bir mağazada müşteri her pazarda mağazanın varsayılan para biriminde öder.

Özellikle şu durumlarda mantıklıdır:

  • Hızlı DTC lansmanı gerekiyorsa
  • Pazara göre fiyat ayarı yapılacaksa
  • Ürün, varyant ve stok yapısı standartsa
  • Pazara göre koleksiyon veya ürün kullanılabilirliği değişiyorsa
  • Operasyon ekibinin teknik bağımlılığı azaltılmak isteniyorsa

Shopify iyi bir yazılımdır; fakat abonelik, uygulama maliyeti ve platform sınırları da kararın parçasıdır. Bunları saklamak, doğru araç seçimi değildir.

WooCommerce’ta çok dil

WordPress’in çekirdeğinde çok dilli site desteği yoktur; çok dil bir eklentiyle kurulur. Eklentiler farklı yollar izler: her dil için ayrı yazı, tüm dillerin tek yazıda tutulması, sayfanın oluşturulurken çevrilmesi, dış çeviri hizmetine gönderim ya da her dil için ayrı WordPress kurulumu. Çok dilli eklentilerin çoğu veritabanını önemli ölçüde değiştirdiği için denemeden önce veritabanı yedeği alınmalıdır.

WooCommerce’ın arayüzü çeviriye hazırdır; site dili değiştirildiğinde arayüzün çeviri dosyası yüklenir. Ancak mağaza kurulurken veritabanına yazılan bazı metinler, site dili sonradan değiştirildiğinde kendiliğinden çevrilmez ve ayarlardan tek tek güncellenir. Ürün, kategori ve sayfa içeriğini birden fazla dilde yayınlamak için ise çok dilli bir eklenti gerekir.

WooCommerce, özel kuralların standart mağaza akışını aştığı yapılarda daha fazla kontrol sağlar. Kod ve altyapı üzerindeki sahiplik ihtiyacı, özellikle B2B ve hibrit satış modellerinde belirleyici olabilir.

Şu ihtiyaçlar ağır basıyorsa WooCommerce e-ticaret daha uygun olabilir:

  • Bayi girişine göre özel fiyatlandırma
  • Müşteri gruplarına farklı katalog gösterimi
  • MOQ ve teklif bazlı sipariş akışları
  • Karmaşık ürün yapılandırması
  • ERP, depo veya üretim yazılımı entegrasyonu
  • B2B ve B2C’nin aynı altyapıda, fakat ayrı deneyimlerde çalışması

Çok dilli mağaza kurulumunda önce tema seçip sonra eklenti eklemek pahalıya mal olur. Dil, para birimi, filtreleme, beden tablosu ve pazar kuralları baştan mimariye dahil edilmezse mağaza her yeni ülkeyle ağırlaşır. Bu nedenle Shopify kurulumu veya özel WooCommerce geliştirme kararını ekran tasarımından önce satış akışına göre veririz.

Yerli e-ticaret altyapılarında satış yapan markalar için de geçiş kararı aynı çerçevede verilmelidir. Sadece yeni tema için taşınmaz. Uluslararası SEO, pazar bazlı fiyat, veri taşınabilirliği veya özel operasyon ihtiyacı varsa geçiş planlı yapılır; ürünler, eski URL’lerin yönlendirmeleri ve mevcut görünürlük korunur.

Çok dilli e-ticaret sitesinde en sık yapılan hatalar

Çok dilli mağazalarda sorun çoğu zaman çeviri hatası değildir. Satış kararını yarım bırakan operasyon ve mimari hatalardır.

Ürün açıklamasını Türkçe bırakmak

Menü ve ürün başlığı İngilizceyken kumaş bileşimi ile bakım bilgisi Türkçe kalırsa müşteri ürün hakkında tam bilgi alamaz. Google da sayfanın dilini görünür içerikten anladığı için iki dilin karıştığı sayfa, hangi dilde arayan kullanıcıya gösterileceği konusunda belirsiz kalır.

Dil değiştirince ana sayfaya atmak

Kullanıcı Almanca ürün sayfasına geçtiğinde ürün araştırması kesilmemelidir. Dil seçici, mümkün olduğunda aynı ürünün veya kategorinin eşdeğer sayfasına götürmelidir.

Tek bir teslimat ve iade metnini her pazara göstermek

Almanya ile ABD’ye teslim süresi ve iade masrafı farklıyken aynı kargo sözünü kullanmak, gereksiz müşteri desteği ve iade talebi yaratır. Gerçekçi bilgi daha az heyecan verici olabilir, ancak daha fazla güven verir.

Beden bilgisini çeviri eklentisine bırakmak

Beden tablosu yalnızca metinden ibaret değildir. Ölçü birimi, uluslararası karşılık, kalıp notu ve model bilgisi hedef pazara göre birlikte ele alınmalıdır.

IP yönlendirmesiyle müşteriyi zorlamak

Google, içeriği IP analizine göre uyarlamamayı önerir: IP konum analizi zordur, çoğu zaman güvenilir değildir ve Google sitenin varyasyonlarını doğru tarayamayabilir. Ziyaretçinin ülkesini tespit edip bir dil önermek yararlı olabilir; onu otomatik olarak başka bir dile göndermek ise hem kullanıcı deneyimini hem de taranabilirliği zayıflatır.

Page builder ve uygulama yükünü görmezden gelmek

Çok dil, çok para birimi, çeviri, filtreleme ve pop-up uygulamaları mağazaya zaten yük ekler. Bunların üstüne page builder katmanı geldiğinde mobil ürün sayfası yavaşlar. Her eklenti işlev ekler, ama bakım, render ve uyumluluk riski de getirir.

Yayın öncesi çok dilli mağaza kontrol listesi

  1. Her dil sürümünün kendi taranabilir URL’si var mı?
  2. Hreflang her sayfada kendisini ve tüm diğer dil sürümlerini gösteriyor, karşı sayfalar geri gösteriyor mu?
  3. Bölge kodları ISO biçiminde mi (en-GB, UK değil) ve x-default tanımlı mı?
  4. Canonical etiketleri aynı dildeki sürümü mü gösteriyor?
  5. Dil seçici aynı ürün veya kategoride kalıyor, otomatik yönlendirme yok mu?
  6. Ürün açıklaması, bakım bilgisi, beden tablosu ve görsel üzerindeki metinler hedef dilde ve insan kontrolünden geçti mi?
  7. AB pazarında lif bileşimi, ürünün sunulduğu ülkenin dilinde ve satın almadan önce görünüyor mu?
  8. Para birimi, teslimat ve iade bilgisi hedef pazara göre doğru mu?
  9. Mobilde beden tablosuna ürün sayfasından kolay erişiliyor mu?
  10. Her dil sürümü Search Console ve analitikte ayrı izlenebiliyor mu?

Yayına almadan önce teknik ve satış akışını birlikte kurmak istiyorsanız e-ihracat altyapısı sayfamıza bakın. Çoklu pazar mağazasında sorun genellikle tasarım değil; tasarımın arkasında kurulmayan kurallardır.

Çok dilli siteye ne zaman geçilmemeli?

İkinci dili erken açmak da maliyetlidir. Her yeni dil; içerik güncellemesi, müşteri desteği, iade metni, ürün bilgisi ve teknik kontrol gerektirir.

Şu durumlarda çok dilli siteyi ertelemek daha doğru olabilir:

  • Türkiye’de ürün-pazar uyumu henüz oluşmadıysa
  • Yurt dışı teslimat ve iade süreci hazır değilse
  • Ürün açıklamaları, beden verileri ve görseller eksikse
  • Hedef pazarda trafik veya satış planı yoksa
  • İkinci dil yalnızca site “daha kurumsal” görünsün diye isteniyorsa

Varsayımsal bir örnek: ABD’ye açılmak istiyorsunuz; ama ölçüler yalnızca santimetreyle yazılı, kargo süresi belirsiz ve iadeler Türkiye’ye yapılacak. Bu durumda önce en çok satan ürünlerinizi seçin. Ölçüleri inçe çevirin, teslimat matrisini hazırlayın ve iade koşullarını netleştirin. İngilizce kataloğu ardından açın. Bu sıra, binlerce ürünü gereksiz yere çevirmekten daha değerlidir.

Çok dilli site, gerçek bir uluslararası satış planı varsa anlamlıdır. Önce siparişin nasıl alınacağını, nasıl gönderileceğini ve müşteri sorun yaşadığında ne göreceğini çözün. Dil sonra gelir.

Sık sorulan sorular

Çok dilli e-ticaret sitesi nasıl kurulur?

Önce hedef pazarlar ve satış modeli (B2C, B2B ya da ikisi) belirlenir. Sonra her dil için ayrı URL kurulur; çoğu marka için /en/, /de/ gibi alt dizinler yeterlidir. Sayfalar karşılıklı hreflang ve x-default ile bağlanır, canonical aynı dildeki sürümü gösterir, dil seçici aynı ürünün diğer dil sürümüne gider. Son adım içeriktir: ürün, beden, lif bileşimi, teslimat ve iade metinleri hedef pazarın dilinde ve insan kontrolünden geçmiş olarak yayınlanır.

Çok dilli site kopya içerik sayılır mı?

İçerik gerçekten çevrildiyse hayır. Google’a göre bir sayfanın yerelleştirilmiş sürümleri, yalnızca ana içerik çevrilmeden kaldığında kopya sayılır. Menüsü çevrilip ürün açıklaması Türkçe bırakılan sayfa bu yüzden risklidir. Hreflang kullanırken canonical da aynı dildeki sürümü göstermelidir.

Çok dilli site için ayrı alan adı gerekir mi?

Her zaman gerekmez. Google alt dizinlerin kurulumunu kolay, bakım maliyetini düşük bulur; çoğu marka için /en/ ve /de/ gibi alt dizinler yeterli bir başlangıçtır. Ülke kodlu alan adı yalnızca tek ülkeyi hedefler ve daha pahalıdır. Ayrı depo, ayrı fiyat politikası ve ülkede uzun vadeli marka yatırımı varsa değerlendirilebilir.

Otomatik çeviri kullanılabilir mi?

İlk taslak için kullanılabilir. Google çeviriyi tek başına yasaklamaz; sorun, kullanıcıya değer katmayan çok sayıda otomatik üretilmiş sayfadır. Ürün adı, kumaş bileşimi, kalıp açıklaması, bakım talimatı ve iade koşulu insan kontrolünden geçmeden yayınlanmamalıdır.

Tekstil markası için hangi dillerle başlanmalı?

İlk dil, arama hacmine göre değil satış planına göre seçilmelidir. Avrupa’ya satış hedefleyen markalar için İngilizce bir başlangıç olabilir; ancak AB’de lif bileşimi ürünün sunulduğu ülkenin resmî dilinde verilir. Almanya ana pazarsa Almanca ürün, teslimat ve iade içeriği hem bu kuralı karşılar hem de doğrudan güven verir. Dil seçimi müşteri desteği kapasitesiyle de uyumlu olmalıdır.

Sonuç: Çok dilli mağaza, çevrilmiş katalog değildir

Çok dilli e-ticaret sitesi, ihracat planının dijital yüzüdür. Dil, ürün bilgisi, beden sistemi, fiyat, kargo ve iade ayrı ele alınırsa ziyaretçi yabancı dilde gezen ama sipariş veremeyen bir kullanıcıya dönüşür.

Doğru kurulum, daha fazla ülke seçeneği eklemek değildir. Ayrı URL’ler, karşılıklı hreflang ve aynı ürüne giden dil seçici teknik zemini kurar. Müşterinin “Bu ürün bana olur mu, ne zaman gelir, ne öderim ve sorun olursa ne yaparım?” sorularını kendi dilinde yanıtlamak ise satışı tamamlar.

İlgili Yazılar

Çok dilli mağaza: çeviri değil, pazar yapısı.

Bu, arayüzü çevirmekle olmaz; sitenin altında bir “market” yapısı kurmayı gerektirir. Çok dilli mağaza, market URL’leri, hreflang, cayma hakkı, GPSR ve IOSS uyumu bir arada kurulur. Nasıl satmak istediğinizi anlatın, altyapıyı ona göre kurarız.

Çok dilli e-ihracat mağazanızı planlayın Yazılı teklif alın

  • #cok-dilli-site
  • #tekstil-e-ticaret
  • #uluslararasi-seo
  • #shopify
  • #woocommerce

Bu işi sizin için de kuralım.

Sizi aramaz, kimseyi habersiz bir listeye eklemeyiz. Ne istediğinizi yazın; e-postayla, teklif ve teslim tarihiyle geri dönelim.