İngilizce menü eklemek, bir tekstil markasını ihracata açmaz. Çok dilli tekstil sitesi, her hedef pazar için doğru beden bilgisini, para birimini, teslimat sözünü, iade koşullarını ve ürün içeriğini gösteren bir satış sistemidir.
Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı 2025’te yaklaşık 9,4 milyar dolara ulaştı. Küresel hazır giyim e-ticareti de aynı yıl yaklaşık 683,8 milyar dolarlık bir pazardı. Pazar var. Ancak Türkçe bir mağazaya İngilizce metin eklemek, mağazayı uluslararası satışa hazır hale getirmez.
Türkiye’de satış yapan bir marka için “M beden” yeterli olabilir. Almanya’daki müşteri EU karşılığını, ABD’deki müşteri inç ölçüsünü, Birleşik Krallık’taki müşteri ise teslimat ve iade maliyetini görmek ister. Bu bilgiler yoksa ziyaretçi ürünü beğense bile sipariş vermez.
Key Takeaways
- Çok dilli tekstil sitesi, çeviri projesi değil; hedef pazara göre beden, fiyat, teslimat ve iade akışı kurma işidir.
- B2C mağaza ile B2B tekstil kataloğu farklı mimari ister; sepet ve ödeme akışı, MOQ ve numune talep formunun yerine geçmez.
- Her dil sürümü ayrı URL’de yaşamalı; hreflang, canonical ve dil seçici aynı ürünün karşı diline yönlendirmelidir.
- Giyim sitelerinin masaüstünde %83’ü, mobilde %87’si gerekli beden bilgisi unsurlarından en az birini eksik sunuyor.
- Shopify çoklu pazar yönetiminde güçlü bir temel sunar; WooCommerce ise özel B2B kuralları ve tam sahiplik gereken yapılarda daha mantıklı olabilir.
Çok Dilli Tekstil Sitesi Çeviri Projesi Değildir
Dil ve pazar aynı şey değildir. İngilizce bir sayfa açmak, ABD, Birleşik Krallık, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde aynı satış deneyimini kurduğunuz anlamına gelmez.
Her pazarın para birimi, tüketici beklentisi, beden sistemi, teslimat süresi ve iade alışkanlığı farklıdır. Aynı ürün açıklamasını İngilizceye çevirip her ülkede göstermek kolaydır. Asıl iş, doğru bilgiyi doğru müşteriye gösterecek mağaza mimarisini kurmaktır.
Tekstil markası önce satış modelini ayırmalıdır:
- B2C mağaza, ürün varyantı, stok, sepet, ödeme, kargo, iade ve müşteri desteği ister.
- B2B katalog, koleksiyon, kumaş bileşimi, minimum sipariş miktarı, sertifikalar, üretim kapasitesi, numune talebi ve teklif formu ister.
- Hibrit yapı, hem son kullanıcıya satış yapan hem de bayi veya butiklerden toptan talep alan markalar içindir. İki akış aynı ekrana yığılmamalıdır.
Bursa’daki bir örme kumaş üreticisini ele alalım. Firma, 2026 ilkbaharında Almanya’daki butiklerle çalışmak için İngilizce ve Almanca bir site açtı. Ana sayfada ürün görselleri vardı, ancak MOQ bilgisi, sertifika dokümanları ve numune talep süreci yoktu. Ziyaretçiler iletişim formunu doldurmadan sayfadan çıktı. Firmanın üretici mi, perakendeci mi olduğu ve siparişin nasıl başlayacağı anlaşılmıyordu. Site çevrilmişti, satış akışı kurulmamıştı.
İlk tasarım toplantısından önce şu soruların net yanıtları alınmalıdır:
- Hangi ülkelere gerçekten satış veya teklif gönderilecek?
- Son kullanıcıya mı, toptancıya mı, yoksa ikisine birden mi ulaşılacak?
- Ürünler Türkiye’den mi gönderilecek, hedef pazarda depo var mı?
- Her pazarda aynı koleksiyon, fiyat ve teslimat süresi mi geçerli?
- Müşteri desteği hangi dillerde ve hangi saatlerde verilecek?
- İngilizce başlangıç için yeterli mi, yoksa Almanca, Fransızca veya Arapça içerik gerekli mi?
Bu yanıtlar yoksa ikinci dil mağazayı büyütmez. Yalnızca bakım yükü ekler.
Görsel önerisi: Türkçe, İngilizce ve Almanca aynı ürün sayfasını; beden tablosu, EUR fiyatı ve teslimat bilgisini yan yana gösteren 1200×800 px mockup.
Alt metin: Çok dilli tekstil sitesi ürün sayfası örneği
Tekstil Markası İçin Çok Dilli Site Kurulumunun 7 Adımı
Çok dilli e-ticaret sitesi kurulumu tema seçimiyle başlamaz. Önce satışın nasıl işleyeceği belirlenir. Teknik yapı da bunu desteklemek için kurulur.
1. Hedef Pazarları Dil Değil Satış Gerçeğiyle Seçin
“İngilizce ekleyelim, dünya görsün” bir plan değildir. İngilizce birçok pazarda kullanılabilir, fakat her pazarda aynı güveni veya dönüşümü sağlamaz.
İlk aşamada bir ya da iki hedef pazar seçmek daha doğrudur. Almanya ve Hollanda’ya satış hedefleyen bir marka için Almanca, EUR fiyatı, AB teslimat süresi ve açık iade politikası çoğu zaman daha değerlidir. ABD’ye açılan markada ise inç ölçüsü, USD fiyatı ve farklı taşıma beklentileri öne çıkar.
Hedef pazar seçerken şu dört noktayı yazılı olarak belirleyin:
- Talep hangi ülkeden geliyor?
- Teslimat maliyeti ve süresi ne?
- İade hangi adrese, kim tarafından ve hangi maliyetle yapılacak?
- Her ülke için aynı ürün kataloğu satılabilir mi?
Bu çalışma, sonradan ülke seçici eklemekten daha önemlidir.
2. B2B Katalog mu, B2C Mağaza mı Olduğunu Netleştirin
B2C mağazada müşteri, ürünün kendisine uygun olduğundan emin olmak ister. B2B alıcı ise önce üretim kapasitesini, kumaş kalitesini, MOQ bilgisini ve teslim süresini inceler.
B2B tekstil ihracat web sitesi için çoğu zaman şu sayfalar gerekir:
- Koleksiyon ve ürün kategorileri
- Kumaş ve lif bileşimi
- Gramaj, en, dokuma veya örme tipi
- Minimum sipariş miktarı
- Üretim kapasitesi ve termin süresi
- OEKO-TEX, GOTS veya ilgili sertifika dokümanları
- Numune talep ve teklif formu
Bayi fiyatını, perakende sepetini ve numune talebini tek bir ürün sayfasında toplamak güveni azaltır. Hibrit modelde ziyaretçi, hangi akışta olduğunu ilk anda anlamalıdır.
İstanbul merkezli bir kadın giyim markası buna örnektir. Marka Türkiye’de doğrudan satış yapıyor, Avrupa’daki butiklerden de toptan talep alıyordu. İlk sitelerinde bayi adayları, diğer herkes gibi ürün sepetine yönleniyordu. Daha sonra B2C mağaza korundu ve koleksiyon sayfalarına ayrı bir “toptan teklif alın” akışı eklendi. Bayi adayları MOQ, lookbook ve teslim süresi bilgisine ulaştı. Son kullanıcı ise satın alma ekranında gereksiz B2B bilgisi görmedi.
3. Her Dil İçin Ayrı URL Yapısı Kurun
Çok dilli tekstil sitesinde her dil, taranabilir ve paylaşılabilir ayrı bir URL’de yer almalıdır. Başlangıçta alt dizin yapısı çoğu marka için yönetimi kolaylaştırır:
alanadiniz.com/tr/alanadiniz.com/en/alanadiniz.com/de/
Ayrı ülke alan adları bazı markalar için anlamlı olabilir. Örneğin hedef ülkede ayrı depo, ayrı fiyat politikası, yerel ekip ve uzun vadeli pazarlama yatırımı varsa marka.de gibi yapı değerlendirilebilir. Ancak daha fazla alan adı, daha fazla teknik bakım ve SEO yönetimi demektir.
Google, farklı dil sürümlerinin farklı URL’lerde sunulmasını önerir. Çerez, tarayıcı dili veya IP adresine göre tek URL’de içerik değiştiren yapılar sorun çıkarabilir; Googlebot tüm varyasyonları güvenilir biçimde göremeyebilir. Google Search Central’ın çok bölgeli site rehberi bu ayrımı açıkça belirtir.
Ziyaretçiyi IP adresine göre zorla başka bir dile yönlendirmeyin. Almanya’dan bağlanan Türkçe konuşan bir müşteri Türkçe sayfada kalabilmelidir. Dil önerilebilir, zorunlu olmamalıdır.
4. Hreflang, Canonical ve Dil Seçiciyi Birlikte Kurun
Hreflang etiketi tek başına uluslararası SEO çözümü değildir. Ancak doğru URL yapısında, Google’a her sayfanın hangi dil veya bölgeye ait olduğunu anlatan gerekli bir işarettir.
Her eşdeğer ürün, kategori ve koleksiyon sayfasında şu ilişki kurulmalıdır:
- Sayfa kendi dil sürümünü işaretlemeli.
- Diğer dil sürümlerini işaretlemeli.
- Karşı sayfalar da geri bağlantı vermeli.
- Uygun olduğunda
x-defaultsürümü tanımlanmalı. - Canonical etiket, yanlış dildeki URL’ye değil sayfanın doğru sürümüne gitmeli.
Google’ın hreflang dokümantasyonu karşılıklı ilişkiyi özellikle vurgular. Bir İngilizce ürün sayfası Almanca sürümünü işaretliyor, fakat Almanca sürüm geri işaretlemiyorsa yapı eksiktir.
Dil seçici de yalnızca teknik bir ayrıntı değildir. Türkçe keten gömlek ürün sayfasından İngilizceye geçen kullanıcı ana sayfaya düşmemelidir. Aynı gömleğin İngilizce ürün sayfasına gitmelidir. Ana sayfaya yönlendirmek, müşterinin ürün araştırmasını sıfırlar.
5. Ürün Bilgisini Sadece Çevirmeyin, Yerelleştirin
Tekstil ürün sayfasında yalnızca ürün adı satış yapmaz. Müşteri kumaşın ne olduğunu, ürünün nasıl durduğunu, nasıl yıkanacağını ve kendi bedenine uygun olup olmadığını anlamalıdır.
Her dilde şu alanları kontrol edin:
- Ürün ve koleksiyon adı
- Kumaş bileşimi ve lif oranları
- Kalıp bilgisi: dar, normal, oversize veya relaxed fit
- Modelin boyu ve üzerindeki beden
- Yıkama, ütüleme ve bakım talimatı
- Renk tanımı ve görseldeki renk farkı uyarısı
- Santimetre ve gerekiyorsa inç ölçüleri
- EU, UK ve US beden karşılıkları
- Teslimat süresi, iade süresi ve iade kargo koşulları
Makine çevirisi ilk taslakta zaman kazandırabilir. Fakat “regular fit”, “viscose blend”, “drop shoulder” ve bakım sembollerinin doğrudan çevirisi ürün bilgisini bozabilir. Ürün adı, kumaş açıklaması, kalıp bilgisi ve iade metni insan kontrolü olmadan yayın metni sayılmamalıdır.
AB’de son tüketiciye sunulan tekstil ürünlerinde lif bileşimi etiketlemesi önemlidir. Dijital ürün sayfasındaki fiber içeriği ile fiziksel ürün etiketindeki bilgi birbirinden kopuk olmamalıdır. Avrupa Komisyonu’nun tekstil etiketleme açıklamaları bu bilgilerin doğruluğunun yalnızca SEO değil, ürün uyumu konusu olduğunu gösterir.
6. Beden Tablosunu Satış Sayfasının Parçası Yapın
Beden tablosu, ayrı bir yardım sayfasında saklanacak bilgi değildir. Beden seçicinin yanında, mobilde başparmakla ulaşılabilecek bir yerde olmalıdır.
Baymard Institute araştırmasına göre masaüstü giyim sitelerinin %83’ü, mobil giyim sitelerinin ise %87’si gerekli beden bilgisi unsurlarından en az birini eksik sunuyor. Bu eksik, “bedenim olur mu?” sorusunu yanıtsız bırakır. Yanıtsız kalan soru, sepetten çıkışa veya maliyetli iadeye dönüşür.
İyi bir çok dilli beden tablosu şunları içerir:
- Ürün tipine uygun göğüs, bel, basen ve iç bacak ölçüleri
- Ölçünün vücuttan mı, üründen mi alındığı açıklaması
- Santimetre ve hedef pazara göre inç karşılığı
- EU, UK ve US beden eşleşmesi
- Modelin ölçüleri ve giydiği beden
- Kalıp notu: “İki beden arasında kalırsanız bir üst bedeni seçin” gibi yönlendirme
“29” beden filtresi de tek başına yeterli değildir. Bunun bel ölçüsü, jean bedeni ya da iç bacak boyu olduğu açıkça yazılmalıdır.
Görsel önerisi: Santimetre, inç, EU, UK ve US karşılıklarını içeren örnek beden tablosu.
Alt metin: Tekstil e-ticaret sitesi için çok dilli beden tablosu
7. Fiyat, Kargo, Vergi ve İade Bilgisini Pazara Göre Gösterin
Para birimi simgesini değiştirmek, yerel fiyatlandırma yapmak değildir. EUR gösterip tüm müşterilere aynı belirsiz kargo metnini sunan mağaza, ödeme adımında güven kaybeder.
Ürün sayfasında veya sepete gitmeden önce görünen alanda şunlar yer almalıdır:
- Hedef pazara ait para birimi
- Tahmini teslimat süresi
- Kargo ücreti veya ücretsiz kargo eşiği
- İade süresi ve iade adresi
- İade kargosunun kim tarafından ödendiği
- Gümrük, vergi veya ek masraf ihtimali
AB’ye Türkiye’den satış yapıyorsanız vergi konusu tasarımdan sonra çözülecek bir ayrıntı değildir. IOSS, değeri 150 avroyu geçmeyen ithal ürün gönderilerinde KDV beyanını sadeleştirmek için kullanılabilen bir sistemdir. Türkiye’de yerleşik satıcılar IOSS kullanmak isterse AB’de bir aracı atamalıdır. Bu bilgileri yayınlamadan önce hukuk ve mali müşavirlik tarafında doğrulayın.
Shopify mı WooCommerce mi: Tekstil Markası İçin Hangi Yapı Mantıklı
Platform seçimi “hangisi daha iyi?” sorusuyla yapılmaz. Sorulması gereken şudur: Hangi yapı, markanızın ürünleri, pazarları ve sipariş akışı için daha az sürtünme yaratır?
Shopify Ne Zaman Mantıklı
Shopify, standart DTC tekstil markaları için uluslararası satışta güçlü bir temeldir. Shopify Markets; pazar, alan adı, dil, para birimi, ürün kullanılabilirliği ve yerelleştirilmiş içerik yönetimi için pratik araçlar sunar.
Özellikle şu durumlarda mantıklıdır:
- Hızlı DTC lansmanı gerekiyorsa
- Birden fazla para birimi yönetilecekse
- Ürün, varyant ve stok yapısı standartsa
- Pazara göre koleksiyon veya ürün kullanılabilirliği değişiyorsa
- Operasyon ekibinin teknik bağımlılığı azaltılmak isteniyorsa
Shopify mağaza kurulumu, çoklu pazar altyapısını satış akışına göre baştan kurmak isteyen markalar için doğru başlangıçtır. Shopify iyi bir yazılımdır; fakat abonelik, uygulama maliyeti ve platform sınırları da kararın parçasıdır. Bunları saklamak, doğru araç seçimi değildir.
WooCommerce Ne Zaman Mantıklı
WooCommerce, özel kuralların standart mağaza akışını aştığı yapılarda daha fazla kontrol sağlar. Kod ve altyapı üzerindeki sahiplik ihtiyacı, özellikle üretici ve hibrit markalar için belirleyici olabilir.
Şu ihtiyaçlar ağır basıyorsa WooCommerce e-ticaret daha uygun olabilir:
- Bayi girişine göre özel fiyatlandırma
- Müşteri gruplarına farklı katalog gösterimi
- MOQ ve teklif bazlı sipariş akışları
- Karmaşık ürün yapılandırması
- ERP, depo veya üretim yazılımı entegrasyonu
- B2B ve B2C’nin aynı altyapıda, fakat ayrı deneyimlerde çalışması
Çok dilli mağaza kurulumunda önce tema seçip sonra eklenti eklemek pahalıya mal olur. Dil, para birimi, filtreleme, beden tablosu ve pazar kuralları baştan mimariye dahil edilmezse mağaza her yeni ülkeyle ağırlaşır. Bu nedenle Shopify kurulumu veya özel WooCommerce geliştirme kararını ekran tasarımından önce satış akışına göre veririz.
Mevcut yerli platformlar (İkas, Ticimax, İdeasoft) üzerinde Türkiye’de satış yapan markalar için de geçiş kararı aynı çerçevede verilmelidir. Sadece yeni tema için taşınmaz. Uluslararası SEO, pazar bazlı fiyat, veri taşınabilirliği veya özel operasyon ihtiyacı varsa Shopify migrasyonu planlı yapılır; ürün, yönlendirme ve mevcut görünürlük korunur.
Çok Dilli Tekstil Sitesinde En Sık Yapılan Hatalar
Çok dilli mağazalarda sorun çoğu zaman çeviri hatası değildir. Satış kararını yarım bırakan operasyon ve mimari hatalardır.
Ürün açıklamasını Türkçe bırakmak
Menü ve ürün başlığı İngilizceyken kumaş bileşimi ile bakım bilgisi Türkçe kalırsa müşteri ürün hakkında tam bilgi alamaz. İçerik, kalıp ve teslimat bilgisi satın alma kararının parçasıdır.
Dil değiştirince ana sayfaya atmak
Kullanıcı Almanca ürün sayfasına geçtiğinde ürün araştırması kesilmemelidir. Dil seçici, mümkün olduğunda aynı ürünün veya kategorinin eşdeğer sayfasına götürmelidir.
Tek bir fiyat ve iade metnini her pazara göstermek
Almanya’ya 5–7 gün, ABD’ye 10–14 gün teslimat yaparken aynı kargo sözünü kullanmak gereksiz müşteri desteği ve iade talebi yaratır. Gerçekçi bilgi daha az heyecan verici olabilir, ancak daha fazla güven verir.
Beden bilgisini çeviri eklentisine bırakmak
Beden tablosu yalnızca metinden ibaret değildir. Ölçü birimi, uluslararası karşılık, kalıp notu ve model bilgisi hedef pazara göre birlikte ele alınmalıdır.
IP yönlendirmesiyle müşteriyi zorlamak
Ziyaretçinin bulunduğu ülkeyi tespit etmek yararlı olabilir. Ancak kullanıcıyı otomatik olarak başka bir dile göndermek, hem kullanıcı deneyimini hem de taranabilirliği zayıflatabilir.
Page builder ve uygulama yükünü görmezden gelmek
Çok dil, çok para birimi, çeviri, filtreleme ve pop-up uygulamaları mağazaya zaten yük ekler. Bunların üstüne page builder katmanı geldiğinde mobil ürün sayfası yavaşlar. Her eklenti işlev ekler, ama bakım, render ve uyumluluk riski de getirir.
Uluslararası mağaza için teknik kontrol listesi:
- Her dil sürümünün benzersiz ve taranabilir URL’si var mı?
- Hreflang bağlantıları tüm eşdeğer sayfalarda karşılıklı mı?
- Canonical etiketleri doğru dil sürümünü mü gösteriyor?
- Dil seçici aynı ürün veya kategoride kalıyor mu?
- Ürün açıklaması, bakım bilgisi ve beden tablosu tamamen çevrildi mi?
- Görsel üzerindeki metinler hedef dilde mi?
- Para birimi, teslimat ve iade bilgisi hedef pazara göre doğru mu?
- Mobilde beden tablosuna ürün sayfasından kolay erişiliyor mu?
- Her dil sürümü Search Console ve analitikte ayrı izlenebiliyor mu?
Yayına almadan önce teknik ve satış akışını birlikte kontrol etmek istiyorsanız, Shopify ajansı yaklaşımımızı inceleyin. Çoklu pazar mağazasında sorun genellikle tasarım değil; tasarımın arkasında kurulmayan kurallardır.
Çok Dilli Siteye Ne Zaman Geçilmemeli
İkinci dili erken açmak da maliyetlidir. Her yeni dil; içerik güncellemesi, müşteri desteği, iade metni, ürün bilgisi ve teknik kontrol gerektirir.
Şu durumlarda çok dilli tekstil sitesini ertelemek daha doğru olabilir:
- Türkiye’de ürün-pazar uyumu henüz oluşmadıysa
- Yurt dışı teslimat ve iade süreci hazır değilse
- Ürün açıklamaları, beden verileri ve görseller eksikse
- Hedef pazarda trafik veya satış planı yoksa
- İkinci dil yalnızca site “daha kurumsal” görünsün diye isteniyorsa
2026 yazında küçük bir ev tekstili markası ABD’ye açılmak için İngilizce mağaza yayınlamayı planladı. Ancak ürünlerin çoğunda ölçüler yalnızca santimetreyle yazılmıştı, kargo süresi belirsizdi ve iadeler Türkiye’ye yapılacaktı. Marka önce en çok satan 40 ürünü seçti. Ölçüleri inçe çevirdi, teslimat matrisini hazırladı ve iade koşullarını netleştirdi. Ardından İngilizce kataloğu açtı. Bu sıra, gereksiz binlerce ürün çevirisinden daha değerliydi.
Çok dilli site, gerçek bir uluslararası satış planı varsa anlamlıdır. Önce siparişin nasıl alınacağını, nasıl gönderileceğini ve müşteri sorun yaşadığında ne göreceğini çözün. Dil sonra gelir.
Sık Sorulan Sorular
Tekstil markası için hangi dillerle başlanmalı?
İlk dil, arama hacmine göre değil satış planına göre seçilmelidir. Avrupa’ya satış hedefleyen markalar için İngilizce başlangıç olabilir. Almanya ana pazarsa Almanca ürün, teslimat ve iade içeriği doğrudan güven verir. Dil seçimi müşteri desteği kapasitesiyle de uyumlu olmalıdır.
Çok dilli tekstil sitesi için ayrı alan adı gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Çoğu marka için /en/ ve /de/ gibi alt dizinler yönetimi kolay bir başlangıç sunar. Ayrı depo, ayrı fiyat politikası ve ülkede uzun vadeli marka yatırımı varsa ülke alan adı ayrıca değerlendirilebilir.
Shopify çok dilli tekstil mağazası için yeterli mi?
Standart DTC mağazalarda Shopify çoğu zaman yeterlidir. Shopify Markets; dil, alan adı, pazar ve para birimi yönetiminde güçlü araçlar sunar. Bayi fiyatları, karmaşık üretim kuralları veya özel B2B süreçleri varsa WooCommerce ya da özel yapı daha uygun olabilir.
Otomatik çeviri kullanılabilir mi?
İlk taslak için kullanılabilir. Ancak ürün adı, kumaş bileşimi, kalıp açıklaması, bakım talimatı, iade koşulu ve reklam metni insan kontrolü olmadan yayınlanmamalıdır.
Hreflang etiketi her sayfada gerekli mi?
Çok dilli eşdeğeri bulunan ürün, kategori, koleksiyon ve önemli içerik sayfalarında kullanılmalıdır. Her sayfa kendi dil alternatiflerini göstermeli, alternatif sayfalar da karşılıklı bağlantı vermelidir.
Beden tablosu her dilde ayrı mı hazırlanmalı?
Temel ürün ölçüleri aynı kalabilir. Ancak açıklama dili, ölçü birimi, beden karşılığı ve kalıp yönlendirmesi hedef pazara göre uyarlanmalıdır. Türkçe beden tablosunu İngilizce sayfaya taşımak yeterli değildir.
Çok dilli tekstil sitesi, ihracat planının dijital yüzüdür. Dil, ürün bilgisi, beden sistemi, fiyat, kargo ve iade ayrı ele alınırsa ziyaretçi yabancı dilde gezen, ama sipariş veremeyen bir kullanıcıya dönüşür.
Doğru kurulum, daha fazla ülke seçeneği eklemek değildir. Müşterinin “Bu ürün bana olur mu, ne zaman gelir, ne öderim ve sorun olursa ne yaparım?” sorularını kendi dilinde ve doğru ekranda yanıtlamaktır.
Çok dilli mağaza, çevrilmiş bir katalog değildir. Her pazarda müşterinin satın alma kararını tamamlayan satış akışıdır.
Tekstil markanız için satışa hazır çok dilli mağaza kurun.
Shopify veya WooCommerce yapısını hedef pazarınıza, ürün akışınıza, beden sisteminize ve operasyonunuza göre kuruyoruz. Page builder yok. Sonradan eklenmiş dil karmaşası yok. Kapsam net, teklif yazılı, gizli maliyet yok.
WooCommerce e-ticaret altyapınızı planlayın Yazılı teklif alın
Bu işi sizin için de kuralım.
Sizi aramaz, kimseyi habersiz bir listeye eklemeyiz. Ne istediğinizi yazın; e-postayla, teklif ve teslim tarihiyle geri dönelim.