Tekstil & Konfeksiyon
Web TasarımıE-TicaretE-İhracatGoogle AdsSosyal Medya Blog
← designodin.com.tr
Tekstil & Konfeksiyon — Web Tasarımı

Vitrin değil, satan bir site.

Güzel bir site ile satan bir site aynı şey değildir. Tekstilde fark; müşterinin kararını zorlaştıran her ayrıntıyı — beden, kalıp, stok, iade — o daha sepete gitmeden çözmekten geçer. Biz siteyi buna göre kurar, açıldıktan sonra da arkasında dururuz — kurup ortadan kaybolmayız.

Tekstilin farkı şu: müşteri kumaşı elleyemez, kalıbı göremez, kabinde iki bedeni deneyemez. Kararını, yalnızca sitede gördüğü kadarıyla verir. İyi bir site bu yüzden çekimlerle bitmez; ürünü doğru anlatır, bedeni netleştirir, teslimat ve iade koşullarını saklamaz. Müşteri aradığı rengi filtreleyemiyorsa ya da kargoyu ödeme ekranında öğreniyorsa, en pahalı çekim bile boşa gider.

Türkiye’de giyim, ayakkabı ve aksesuar 2025’te 428,7 milyar ₺ ile e-ticaretin en büyük kategorisi oldu (Ticaret Bakanlığı). Mağaza artık yan bir kanal değil, ticari operasyonun tam merkezinde.

Site, kataloğunuzla birlikte büyümeli

Bugün 30 ürünle derli toplu görünen bir site; 300 ürün, birkaç koleksiyon ve yoğun kampanya trafiğiyle çökebilir. Filtreler yavaşlar, kategori yapısı karışır, her yeni ihtiyaç bir eklentiye kalır. Bu yüzden siteyi bugünkü kataloğunuza değil, büyüyeceği yere göre kurarız — herkese aynı şablonu dayatmadan.

İyi görünen site ile satan siteyi ayıran şey

Çoğu işletme siteyi bir maliyet kalemi sanır. Oysa asıl maliyet, iyi görünen ama satmayan bir sitenin sessizce kaçırdığı satışlardır.

Kurgusal örnek

Yeni sezonunu Instagram reklamıyla duyuran bir kadın giyim markası. Ziyaretçi tek bir ürün sayfasına iniyor; fotoğraflar iyi, ama modelin boyu yazmıyor, beden tablosu sayfanın en altında, M bedenin stokta olup olmadığı ancak seçim yapınca görünüyor. Müşteri ürünü beğeniyor, fakat belirsizlik kararı erteletiyor. Daha yüksek reklam bütçesi bunu çözmez; ürün sayfasındaki sürtünmeyi kaldırmak çözer.

Bir tekstil sitesinde olması gerekenler

İyi bir mağaza büyük ana sayfa görselleriyle başlamaz. Önce müşterinin koleksiyona nasıl ulaşacağı, ürünleri nasıl daraltacağı ve kararı hangi bilgiyle vereceği belirlenir:

  • Sezon–koleksiyon–kategori mimarisi — “Kadın / Erkek / Yeni Gelenler” menüsü, koleksiyon büyüdükçe müşteriyi yorar.
  • Beden, renk, fiyat, kalıp ve materyal filtreleri — müşteri 80 ürün yerine kendine uygun 8 ürünü görsün.
  • Model üzerinde ve detay görselleri — ürün fiziksel olarak denenmeden satılıyor.
  • Ürün bazlı beden rehberi ve kalıp bilgisi — beden seçicinin hemen yanında.
  • Açık teslimat, değişim ve iade koşulları — footer’a gizlenmeden.
  • Misafir alışverişe izin veren, sürtünmesiz checkout
  • Reklam ve satış verisini izleyen doğru ölçüm kurulumu

En büyük soru: “Bana olur mu?”

Giyimde satışın önündeki en büyük engel bu sorudur. Baymard’ın giyim araştırmasında, incelenen sitelerin %82’si müşteriye yeterli beden bilgisi sunmuyor. Bu eksiklik satın almanın riskini artırır; özellikle ilk alışverişte belirsizlik, çoğu zaman iade demektir.

İyi bir beden ve varyasyon yapısı şunları içerir: ürün bazlı ölçü tablosu; modelin boyu, ölçüleri ve giydiği beden; dar / standart / oversize kalıp açıklaması; kumaş içeriği ve esneklik; seçilen beden için anlık stok; renklerin ayrı ürün olarak değil, tek üründe açık isim ve görsellerle sunulması.

Ürün fotoğrafı iyi olabilir. Ama sayfa mobilde geç açılıyorsa, müşteri fotoğrafı görmeden çıkar.

Kurup bırakmak mı, kurup arkasında durmak mı?

Sorun tema kullanmak değil; temayı kutusundan çıktığı gibi kurup işi bitmiş saymaktır. İlk gün her şey düzenli görünür. Yeni koleksiyon, kampanya sayfası, filtre ihtiyacı ve reklam trafiği arttıkça asıl fark ortaya çıkar:

Kur ve bırak

  • Tema, varsayılan hâliyle yayına alınır
  • Beden, varyant ve filtreler işinize göre kurulmaz
  • Sorun çıkınca ya da yeni sezon gelince ortada kimse olmaz
  • Kampanya ve büyüme tek başınıza kalır

Kur ve arkasında dur

  • Tema; ürününüze, bedene ve satış akışına göre kurulur
  • Filtreler koleksiyon büyüdükçe de çalışır
  • Mobilde hız ve düzen elden geçirilir
  • Site açıldıktan sonra da yanınızdayız

Platformu alışkanlık değil, ihtiyaç seçer

Shopify iyi bir yazılımdır, WooCommerce da güçlü bir seçenektir. Mesele hangisinin “en iyi” olduğu değil; koleksiyon sıklığınıza, ürün yapınıza, operasyonunuza ve kontrol beklentinize hangisinin uyduğudur. Önce satış akışını ve ürün yapısını belirleriz, sonra altyapıyı seçeriz — sırası bu.

Ne kadar sürer, ne kadar tutar?

Paket fiyat yayınlamıyoruz; maliyeti kapsam belirler: kaç ürün ve varyant, hangi entegrasyonlar (iyzico, PayTR, kargo, pazaryeri), kaç dil, mevcut bir sisteme bağlanıp bağlanmayacağı. Elinizde ne olduğunu ve neye ihtiyacınız olduğunu anlatırsınız; işe başlamadan kapsamı ve teslim tarihi belli, yazılı bir teklif alırsınız — saat başı sayaç yok, sonradan çıkan sürpriz kalem yok. 2016’dan bu yana aynı ekiple çalışıyoruz.

Web tasarımı için teklif alın

Sonuçlar işletmeye, pazara ve uygulamaya göre değişir.

Teklif

Projenizi anlatın.

Ne sattığınızı, kaç ürününüz olduğunu ve elinizde ne varsa yazın yeter. Aklınızdaki siteyi anlatın; size fiyat listesi değil, işinize özel bir teklifle döneriz.

Site kurulunca sıra trafiğe gelir.

Satan bir mağaza kurmak ile o mağazaya doğru müşteriyi getirmek ayrı işlerdir — ve ayrı ayrı alınır.