Kısa cevap: E-ihracatta fiyatlandırma kur çevrimi değildir. Önce ürünün müşterinin kapısına ulaşana kadarki maliyetine iade payını, sipariş başına reklam maliyetini ve hedef kârı ekleyip fiyat tabanını hesaplarsınız. Sonra bu tabanı pazarın kabul ettiği fiyat tavanıyla karşılaştırırsınız. Fiyatı yayınlarken AB ve İngiltere’de KDV dahil gösterim gerekir, ABD’de vergi genellikle ödeme aşamasında eklenir. Merchant Center feed’i, ürün sayfası, sepet ve checkout aynı tutarı göstermelidir.
Aynı sweatshirtü Almanya’da 49 EUR, İngiltere’de 49 GBP, ABD’de 49 USD’ye satmak e-ihracatta ülke bazlı fiyatlandırma değildir. Aynı rakamı üç farklı para biriminde göstermektir. Kargo, vergi, gümrük, iade ve reklam maliyetleri değişirken fiyat sabit kalıyorsa, bazı siparişlerde ürünle birlikte zarar da gönderirsiniz.
Türkiye’nin tekstil ve hammaddeleri ihracatı 2025’te bir önceki yıla göre %0,7 azalarak yaklaşık 9,4 milyar dolar oldu. Bu ölçekte fiyat kararı, mağazada yapılan küçük bir ayar değildir. Her pazarın kapıya teslim maliyeti, müşterinin kabul edeceği fiyat ve satın alma beklentisi farklıdır. Bu yazı, tekstil ürünlerinde fiyat tabanını kurmayı, pazar tavanını test etmeyi, fiyatı her pazarın vergi kuralına göre göstermeyi ve mağaza ile reklam kanallarında tutarlı tutmayı ele alır. Kaynaklar Ekim 2026’da kontrol edildi.
Öne Çıkanlar
- E-ihracatta fiyatı kurla çevirmek, kargo, vergi, iade ve reklam maliyetini çözmez.
- Tekstil ürünlerinde beden ve yeniden satılamayan iade riski, ülke bazlı fiyatın zorunlu bir bileşenidir.
- AB ve İngiltere’de tüketiciye gösterilen fiyat KDV dahil nihai fiyattır. Merchant Center’da ABD ve Kanada fiyatına vergi eklenmez.
- Merchant Center feed’i, ürün sayfası, sepet ve checkout farklı fiyat gösteremez. Fiyatı ziyaretçinin IP konumuna göre değiştirmek Google kurallarına aykırıdır.
- İndirim duyurusunda önceki fiyat, AB’de en az son 30 günde, Türkiye’de son 10 günde uygulanan en düşük fiyattır.
Tekstil e-ihracatında tek fiyat neden çalışmaz
Üretim maliyetiniz Türkiye’de aynı kalabilir. Ancak ürün müşterinin kapısına ulaşana kadar oluşan maliyet, ülkeden ülkeye değişir. Aynı ürün Almanya’da kârlıyken İngiltere’de iade ve gümrük süreci nedeniyle zarar ettirebilir.
Bu yüzden fiyatı ürün kartındaki bir rakam olarak değil, pazar kararının sonucu olarak görmek gerekir.
Üretim maliyeti aynı kalır, kapıya teslim maliyeti değişir
Bir tişörtün kumaşı, işçiliği ve üretim maliyeti hedef pazara göre değişmez. Fakat satış yapıldığında şu kalemler değişir:
- Uluslararası kargo ve hacimsel ağırlık maliyeti
- Paketleme, sigorta ve sipariş operasyonu
- Ödeme altyapısı ve para birimi dönüşüm maliyeti
- Vergi ve gümrük tahsilat modeli
- Sipariş başına reklam edinme maliyeti
- İade kargosunun yönü ve bedeli
- İade edilen ürünün yeniden satılabilirlik oranı
- Teslimat süresinin dönüşüm üzerindeki etkisi
Özellikle giyimde iade, kenara yazılacak belirsiz bir operasyon gideri değildir. Beden uyumsuzluğu, kalıp beklentisi, kumaş hissi ve ürün renginin ekranda farklı algılanması satış modelinin içindedir.
Varsayımsal bir örnek: Türkiye’de maliyeti 620 TL olan bir sweatshirtü Almanya’ya 49 EUR’dan gönderdiğinizi düşünün. İlk bakışta fiyat kârlı görünür. Ancak iade başına taşıma, yeniden paketleme ve reklam maliyeti hesaba katılmazsa, iade edilen her sipariş başarılı siparişlerin marjını eritir. Sorun 49 EUR’nun düşük olması değildir. Fiyat, ürünün gerçek teslim edilmiş maliyetini karşılamıyor.
Kur çevrimi fiyatlandırma değildir
Kur yalnızca TL fiyatını EUR, GBP veya USD’ye çevirir. Ürünün o pazarda hangi koşullarla satılacağını göstermez.
Örneğin, 1.200 TL’lik bir ürünün EUR karşılığını hesaplamak Almanya’daki müşterinin ödeyeceği toplam tutarı açıklamaz. Kargo ayrı mı? KDV fiyata dahil mi? Teslimatta ek tahsilat çıkar mı? Benzer ürünler yerel markalarda hangi aralıkta satılıyor? Bu sorular yanıtlanmadan yapılan kur dönüşümü, yalnızca rakamı başka para biriminde göstermektir.
Hesapta hangi kuru kullandığınızı da yazılı tutun. TCMB’nin gösterge niteliğindeki kurları her iş günü saat 15.30’da belirlenir, ancak kimseyi bağlamaz; hangi kurun uygulanacağına taraflar kendileri karar verir. Fiyat tabanını hangi tarihin ve hangi kaynağın kuruyla hesapladığınızı bilmezseniz, kur değiştiğinde fiyatı neye göre güncelleyeceğinizi de bilemezsiniz.
Yuvarlama kuralları da bunu değiştirmez. 47,83 EUR yerine 47,90 EUR göstermek fiyat algısını iyileştirebilir. Marjı iyileştirmez. Türkiye merkezli bir Shopify mağazasında ise yuvarlama, Shopify Payments gerektirdiği için hiç çalışmaz (aşağıda Model 1).
Aynı fiyat her pazarda aynı algılanmaz
Müşterinin gördüğü ürün fiyatı, etikette yazan rakamdan ibaret değildir. Toplam teklifin bir parçasıdır.
Almanya’da 49 EUR fiyat, vergi dahil ve iade koşulları açıkça sunulduğunda makul görünebilir. Aynı fiyata checkout aşamasında 15 EUR kargo eklenirse teklif değişir. ABD’de 49 USD daha düşük görünebilir, ancak uzun teslimat süresi ve pahalı iade süreci satın alma kararını etkiler.
Bu nedenle rakipleri yalnızca ürün sayfasındaki liste fiyatına göre karşılaştırmak yanlıştır. Müşteri teslimatı, vergiyi, kargoyu, iadeyi ve markaya duyduğu güveni birlikte değerlendirir.
E-ihracatta fiyatlandırma nasıl yapılır? Önce fiyat tabanını hesaplayın
Fiyat tabanı, ürünü zarar etmeden satabileceğiniz en düşük fiyattır. Rakibin ne yaptığından önce bu sayı hesaplanır.
E-ihracatta ülke bazlı fiyatlandırma şu sırayla yapılır:
- Ürün maliyetini çıkarın.
- Ülkeye göre lojistik, vergi ve ödeme maliyetlerini ekleyin.
- İade payını dahil edin.
- Sipariş başına reklam maliyetini ekleyin.
- Hedef brüt kârı belirleyin.
- Ortaya çıkan fiyatı yerel pazarın kabul ettiği fiyat bandıyla karşılaştırın.
Tekstil ürününde teslim edilmiş maliyet formülü
Kullanılabilecek temel formül şöyledir:
Ülke bazlı fiyat tabanı = ürün maliyeti + paketleme + ülkeye göre lojistik + ödeme maliyeti + vergi/gümrük yükü + iade payı + sipariş başına reklam maliyeti + hedef brüt kâr
Bu formüldeki her satır SKU veya varyasyon düzeyinde ele alınmalıdır. S beden ince pamuklu bir ürün ile XXL beden dolgulu mont aynı kargo maliyetini oluşturmaz. Aynı koleksiyondaki ürünleri tek bir ortalama maliyetle fiyatlamak, gönderimi en pahalı varyasyonlarda marjı azaltır.
Teslim edilmiş maliyet (landed cost), ABD Uluslararası Ticaret İdaresi’nin tanımıyla ürünün alıcının kapısına ulaştığı andaki toplam maliyetidir: ürün maliyeti, sigorta, navlun, gümrük vergisi ve vergiler ile diğer ücretler. Aynı kaynak, ihracat fiyatını bu toplam maliyeti anlayarak belirlemeyi ve hesaplanan tutarı her zaman “tahmini” diye anmayı önerir. Yalnızca üretim maliyetine bakmak, satışın kârlı olduğu anlamına gelmez.
İade payını dışarıda bırakmak neden hatadır
İade oranını fiyat hesabının dışında bırakan marka, satışlarının iyi olduğunu düşünebilir. Oysa her iade, sonraki başarılı siparişlerin kârını azaltır.
İade payını hesaplamak için yalnızca iade oranına bakmayın. Şunları ayrı takip edin:
- Ürün grubu ve beden bazında iade oranı
- İadenin müşteriden size veya yerel depoya dönüş maliyeti
- Yeniden paketleme ve kalite kontrol maliyeti
- İade ürünün tekrar satılma olasılığı
- İadeyle birlikte kaybedilen ilk gönderim ve reklam maliyeti
Örneğin bir elbisenin iade oranı yüzde 18 ise, yalnızca 18 siparişi “başarısız” saymak yetersizdir. Bu 18 siparişin her biri ilk gönderim maliyeti, tahsilat kesintisi, müşteri hizmeti süresi ve çoğu zaman geri taşıma maliyeti yaratır.
Henüz iade veriniz yoksa tahminle devam etmeyin. İlk ürün grubu ve ilk pazar için ihtiyatlı bir pay ayırın. Ardından modeli, ilk üç ila altı ayın gerçek verileriyle güncelleyin. İade akışının kendisini e-ihracatta iade ve değişim yönetimi yazımızda anlattık.
Vergi ve gümrükte müşteri mi, marka mı ödeyecek?
Vergi ve gümrükteki temel karar şudur: Müşteri kapıda ek ücret mi ödeyecek, yoksa marka bu maliyeti önceden hesaplayıp fiyata mı ekleyecek?
Kapıda tahsilat, ilk bakışta ürün fiyatını düşük tutar. Ancak müşteri için sürpriz maliyet yaratır. Sipariş teslim alınmayabilir, destek talepleri artabilir ve marka “ucuz ürün, pahalı teslimat” algısıyla karşılaşabilir.
Vergi ve gümrüğü önceden göstermek fiyatı yükseltebilir. Buna karşılık müşteri, toplam maliyeti satın alma anında görür. Hangi modelin uygun olduğu; ürünün GTİP/HS koduna, menşeine, sipariş değerine, hedef ülkeye ve taşıyıcı anlaşmasına göre doğrulanmalıdır.
AB dışından AB’deki tüketiciye satılan, değeri 150 EUR’yu aşmayan ve özel tüketim vergisine tabi olmayan ürünlerde IOSS’ye kayıtlı satıcı ithalat KDV’sini satış anında tahsil eder. 1 Temmuz 2026’dan itibaren değeri 150 avroya kadar uzaktan satış gönderilerinde kalem başına 3 avroluk geçici gümrük vergisi de vardır. Bu tutar, AB fiyat tabanına ayrı bir satır olarak girer.
Vergi ve gümrük oranlarını tahmin ederek fiyat belirlemeyin. Gümrük ve KDV tarafının ayrıntısını e-ihracatta gümrük ve vergi yazımızda anlattık.
Sonra pazarın kabul ettiği fiyat tavanını bulun
Fiyat tabanı sizin alt sınırınızdır. Pazar tavanı ise müşterinin eşdeğer bir teklif için kabul edebileceği üst sınırdır.
Bu iki sayı arasındaki fark, o pazarda gerçekten çalışma alanınız olup olmadığını gösterir.
Rakip fiyatını değil, eşdeğer teklifi karşılaştırın
Rakibin 39 EUR yazması tek başına bir anlam taşımaz. Aynı ürünü karşılaştırdığınızdan emin olmanız gerekir.
Rakip araştırmasında en az 10 yerel markayı şu ölçütlerle inceleyin:
- Kumaş içeriği, gramajı ve işçilik kalitesi
- Ürünün kalıbı, beden aralığı ve varyasyonları
- Kargo dahil veya hariç toplam fiyat
- Verginin fiyat içinde gösterilip gösterilmediği
- Teslimat süresi ve gönderim noktası
- İade süresi, iade bedeli ve iade kolaylığı
- Ürün fotoğrafları, beden rehberi ve güven sinyalleri
- İndirim sıklığı ve gerçek liste fiyatı
Rakibin düşük fiyatı, sizinle aynı maliyet yapısına sahip olduğu anlamına gelmez. Yerel fulfillment kullanıyor olabilir. Daha düşük kumaş kalitesi sunabilir. Çok daha yüksek hacimde kargo anlaşması yapmış olabilir. Ya da ürün başına daha düşük marjı kabul edebilir.
Rakibin fiyatının altına inmek pazar stratejisi değildir. Önce rakibin toplam teklifini, ardından kendi sipariş başı gerçek maliyetinizi karşılaştırın.
Fiyat tabanı pazar tavanının üzerindeyse ne yapılır?
Bu durumda en kolay, ama en yanlış tepki fiyatı rastgele indirmektir. Zarar eden bir ürün daha fazla satıldığında sorun küçülmez.
Fiyat tabanınız pazarın kabul ettiği bandın üzerindeyse şu seçenekleri değerlendirin:
- Kargo anlaşmasını veya taşıyıcıyı değiştirin.
- Paket hacmini ve ağırlığını azaltın.
- Ücretsiz kargoyu tek ürün yerine sepet eşiğine bağlayın.
- Bundle veya çoklu ürün teklifiyle sepet ortalamasını yükseltin.
- Yerel fulfillment veya bölgesel stok modelini inceleyin.
- Daha yüksek marjlı ürün grubuyla pazara girin.
- Ürün sayfasındaki değer algısını güçlendirin.
- O pazara mevcut operasyonla girmemeyi değerlendirin.
Bir pazarın fiyatı maliyetinizin altındaysa sorun “pahalı fiyat” değildir. O pazar için mevcut operasyon modeliniz yanlış olabilir.
Bu noktada sitenin neden satmadığı sorusuna da dönmek gerekir; cevap çoğu zaman tekstil e-ticaret sitesinin kendisindedir. Sorun yalnızca trafik veya reklam olmayabilir. Teklifin toplam maliyeti, teslimatı ve güven sinyalleri fiyatı savunamayacak kadar zayıf kalmış olabilir.
Tekstil markaları için üç fiyatlandırma modeli
Her markanın ilk günden her ülke ve her SKU için sabit fiyat tanımlaması gerekmez. Ancak seçilen modelin sınırları bilinmelidir.
Model 1: Tek fiyat, yerel para birimine dönüşüm
Bu modelde ana fiyat belirlenir. Sistem bu fiyatı güncel kura göre EUR, GBP veya USD’ye çevirir ve yuvarlama uygular. Ancak bu, ödeme altyapısının o para biriminde tahsilata izin vermesine bağlıdır. Shopify’da birden çok para biriminde ödeme almak için Shopify Payments veya Adyen gerekir ve yuvarlama, yerel para biriminde fiyatlandırmanın parçasıdır. Shopify Payments Türkiye’de olmadığı için Türkiye merkezli bir Shopify mağazasında bu model çalışmaz. WooCommerce ise her mağazada tek bir ana para birimiyle çalışır; başka para birimlerinde fiyat göstermek için çoklu para birimi eklentisi gerekir. Ayrıntısını çoklu para birimi yazımızda anlattık.
Başlangıçta az sayıda ülkeye satış yapan, reklam yatırımı sınırlı ve ürün çeşidi düşük markalar için geçici bir yöntem olabilir. Operasyon yükünü azaltır.
Ancak marj kontrolü zayıftır. Kur dalgalanması dışındaki kargo, iade veya vergi maliyeti değişimlerini otomatik olarak çözmez. Bu nedenle test modeli olarak kullanılabilir, kalıcı fiyat stratejisi olarak değil.
Model 2: Bölge bazlı fiyat kuralı
Bu modelde ülkeler tek tek değil, benzer operasyon koşullarına göre gruplandırılır. Örneğin AB, İngiltere, Kuzey Amerika ve Körfez için ayrı fiyat kuralları tanımlanabilir.
Ana fiyat üzerine bölgeye göre yüzdesel artış veya azalış uygulanır. Shopify’da bu, pazar kataloğundaki Fiyat ayarlaması ile yapılır; Türkiye merkezli bir mağazada ayarlanan fiyat mağazanın varsayılan para biriminde kalır. Çok sayıda ülkeye açılırken ilk kontrol katmanını sağlar.
Bu model, her pazarın tamamen aynı olduğunu varsaymaz. Ancak her ülke için yüzlerce SKU’yu elle yönetmeden önce anlamlı bir ara aşama sunar.
Model 3: Ülke ve ürün bazında sabit fiyat
En kontrollü model budur. En çok satan SKU’lar, kargo maliyeti yüksek ürünler, iadesi fazla varyasyonlar ve Google Shopping reklamı verilen ürünler için sabit ülke fiyatı belirlenir.
Bu yaklaşım daha fazla operasyon gerektirir. Buna karşılık reklamda görünen fiyat, ürün sayfası, sepet ve hedef marj üzerinde daha güçlü kontrol sağlar. Shopify’da katalogda ürüne elle girilen fiyat, katalogun yüzdesel ayarının önüne geçer; adımları Shopify Markets kurulumu yazımızda anlattık.
Özellikle aktif Shopping kampanyası yürütülen pazarlarda bu model daha güvenlidir. Küçük bir kur değişimi veya yanlış kargo kuralı, feed’de görünen teklif ile gerçek checkout tutarı arasında fark yaratabilir. Google da Merchant Center fiyat kurallarında döviz kuru gibi etkenlerle fiyatı sürekli değişen ürünlerin gönderilmemesini ister.
Almanya, İngiltere ve ABD aynı pazar değildir
Üç pazarda aynı dili kullanmak zorunda değilsiniz. Aynı fiyat modelini kullanmanız da gerekmez.
Almanya ve AB: Vergi dahil fiyat, teslimat ve iade algısı
Almanya’da müşterinin gördüğü EUR fiyatın neleri içerdiği açık olmalıdır. Vergi dahil gösterim, kargo görünürlüğü, teslimat süresi ve iade koşulları ürün teklifinin doğrudan parçasıdır. AB kuralında tüketiciye gösterilen satış fiyatı, KDV ve diğer tüm vergiler dahil nihai fiyattır (98/6/AT sayılı Direktif, md. 2/a).
Almanya’da 49 EUR’luk sweatshirtün yanında teslimat süresi belirsizse ve son aşamada 15 EUR kargo ekleniyorsa, müşterinin karşılaştırdığı teklif 49 EUR değildir. 64 EUR ve belirsizliktir.
İndirimde önceki fiyat: AB’de 30 gün, Türkiye’de 10 gün
İndirim de ülke bazlı fiyatın parçasıdır. AB’de bir fiyat indirimi duyurduğunuzda gösterdiğiniz önceki fiyat, indirimden önceki en az 30 günde uyguladığınız en düşük fiyattır (98/6/AT, md. 6a/2).
Türkiye’de ise 1 Ağustos 2026’dan beri Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği indirimin başlangıç tarihinden önceki on gün içinde uygulanan en düşük fiyatı esas alır (md. 14/3). Aynı yönetmeliğe göre bir satış kanalında uygulanan fiyat, diğer kanallarda yapılacak indirimli satış için esas alınamaz (md. 14/5).
Bu yüzden her pazarın ve her satış kanalının fiyat geçmişini ayrı tutun. Kampanya takvimini pazar bazında kurarken bu iki süreyi birlikte planlayın.
İngiltere: Ayrı pazar, ayrı maliyet modeli
İngiltere için EUR fiyatını GBP’ye çevirmek yeterli değildir. Vergi ve gümrük akışı ayrı ele alınmalıdır. Değeri 135 sterlini aşmayan gönderilerde KDV’yi satış anında satıcı tahsil eder ve bunun için satıcının Birleşik Krallık KDV kaydı gerekir; 135 sterlini aşan gönderilerde KDV ve gümrük ithalatta alınır. Tüketiciye gösterilen fiyat da AB’deki gibi KDV dahil nihai fiyattır. Teslimat süresi, taşıyıcı seçimi ve iade operasyonu da AB’den farklı bir maliyet modeli oluşturabilir.
Varsayımsal bir örnek: AB fiyatını GBP’ye çevirip İngiltere’de satışa başladığınızı düşünün. 135 sterlinin altındaki siparişlerde KDV’yi satış anında sizin tahsil etmeniz gerekir. Bu KDV, çevrilen fiyatın tabanında yoksa her siparişte marjınızdan ödenir. Çözüm, İngiltere için KDV’yi, kargoyu ve iadeyi içeren ayrı bir fiyat tabanı ve kargo kuralı kurmaktır. Ürün değişmez. Değişen, satış teklifinin hesabıdır.
ABD: Fiyat etiketinden çok toplam teklif
ABD’de USD fiyatı önemlidir. Ancak müşteri teslimat süresini ve toplam deneyimi de fiyatın parçası olarak görür. ABD ve Kanada’daki müşteriler verginin genellikle ödeme aşamasında eklenmesini bekler; kargo maliyeti ve reklam edinme maliyeti de ayrıca dikkat gerektirir.
Google Merchant Center kurallarında vergi gösterimi ülkeye göre değişir. Kanada ve ABD için fiyat özelliğine vergi eklenmez; Almanya, İngiltere ve Türkiye gibi pazarlarda ise fiyat KDV dahil gönderilir. Bu fark, ürün sayfası ile feed ayarlarının hedef ülkeye göre yapılmasını gerektirir.
ABD’de düşük ürün fiyatıyla rekabet etmeye çalışan bir marka, uzun teslimatı ve yüksek reklam maliyetini görmezden gelirse sipariş başına zarar edebilir. Çözüm her zaman indirim değildir. Belirli bir sepet eşiği, ürün paketi veya farklı bir fulfillment modeli daha uygun olabilir.
Fiyatı Shopify, WooCommerce ve Google Shopping’de tutarlı gösterin
Fiyat stratejisi hesap tablosunda doğru olabilir. Mağaza altyapısında yanlış uygulanırsa bunu müşteri de reklam platformu da hemen fark eder.
Ülke seçici yalnızca para birimi seçici değildir. Fiyatı, kargoyu, vergi gösterimini ve teslimat bilgisini pazarla birlikte değiştirmelidir. Ama bu değişimi ziyaretçi seçmelidir: Google, ürünün açılış sayfasındaki fiyatı kullanıcının konumuna göre değiştirmeyi ve IP algılamayı fiyat kurallarına aykırı sayar. Her ülke sürümü için ayrı URL kurmanın mantığını çok dilli site yazımızda anlattık.
Reklamdaki fiyat, ürün sayfası ve checkout aynı olmalı
Google Merchant Center, feed’deki fiyatın açılış sayfası ve ödeme sayfasındaki fiyatla aynı tutar ve para biriminde olmasını ister. Fiyat farkı yalnızca müşteri güvenini zedelemez. Ürünlerin reddedilmesine veya görünürlüğün kaybedilmesine de yol açabilir.
Google’ın birden fazla ülkede satış kuralları hedef ülke için ürün fiyatı, para birimi, gönderim maliyeti ve teslimat ayarlarının uyumlu olması gerektiğini açıkça belirtir. Açılış sayfasındaki dil veya para biriminin kullanıcı konumuna göre dinamik olarak değiştirilmesi bu koşulları ihlal eder. İthalat vergisi ise ödeme sayfasında gösterilmelidir, ancak Google’a gönderilmesi gerekmez.
Bu nedenle şu dört nokta birlikte test edilmelidir:
- Merchant Center feed’indeki fiyat
- Ürün sayfasında seçili ülkeye görünen fiyat
- Sepette kargo ve vergi eklendikten sonraki tutar
- Checkout’taki son ödeme tutarı
Kargo maliyetini saklamayın
Kargo ayrıysa ürün sayfasında erken görünmelidir. Müşterinin yüksek gönderim bedelini ilk kez checkout’ta görmesi, düşük ürün fiyatının sağladığı avantajı ortadan kaldırır.
Ücretsiz kargo veriyorsanız bunun hangi sepet eşiğinde geçerli olduğunu açıkça yazın. Bu eşik fiyat modelinizin parçasıdır. Tek ürün siparişinde kârı koruyamıyorsanız, ücretsiz kargoyu her siparişe yaymak yerine sepet ortalamasını artıracak şekilde kurmak daha sağlıklıdır.
Merchant Center’da da kargo maliyeti ürün fiyatına eklenmez; kargo, Merchant Center’ın kargo ayarlarıyla veya kargo özelliğiyle ayrı gönderilir.
Vergi dahil fiyat Shopify ve WooCommerce’te nasıl gösterilir?
Shopify’da vergi gösterimi pazar bazında ayarlanır: Pazarlar › [pazar] › Vergiler ve gümrük vergileri › Vergi gösterimi. Seçenekler Dinamik vergi gösterimi, Dâhil olarak göster ve Satır öğesi olarak göster’dir. Bunun için önce pazardaki bölgeler için bir vergi kaydı girmeniz gerekir. Dâhil olarak göster seçildiğinde Shopify’ın notu açıktır: Vergi dâhil fiyatları ayarlamak sizin sorumluluğunuzdadır.
Dinamik vergi dahil fiyatlandırma yalnızca ürün fiyatlarını ayarlar, kargo ücretlerini değiştirmez. Fiyatın ürün sayfasında ve sepette doğru görünmesi için yerel para biriminde satış yapmanız ve Shopify Payments kullanmanız gerekir; aksi halde vergi dahil tutar çoğu zaman ancak ödeme aşamasında görünür. Bölge başına sabit fiyatlarda ise ayarlama yapılmaz. Bu yüzden Türkiye merkezli bir mağazada pazara sabit fiyat giriyorsanız, o ülkenin KDV’sini içeren son tutarı girin.
WooCommerce’te aynı karar vergi ayarlarındaki üç seçenekle verilir: Prices entered with tax (fiyatlar vergi dahil mi girildi), Calculate tax based on (vergi hangi adrese göre hesaplanacak) ve Display prices in the shop (mağazada fiyat vergi dahil mi gösterilecek). Ödeme tarafında WooCommerce’ın kendi ödeme çözümü WooPayments Türkiye’de kullanılamaz; tahsilat için Türkiye’de çalışan bir ödeme kuruluşu gerekir.
Altyapı seçimi fiyat modelini taşımalı
Shopify Markets, pazar bazında yüzdesel fiyat ayarı ve ürün bazlı sabit fiyat tanımlamayı sunar. Yerel para biriminde ödeme için ise Shopify Payments veya Adyen gerekir; Shopify Payments Türkiye’de yoktur, Adyen de yalnızca Adyen onayı önceden bulunan Plus veya kurumsal plan kuruluşlarına açıktır. Başka bir ödeme sağlayıcısında müşteri her pazarda mağazanın varsayılan para biriminde öder. Shopify iyi bir yazılımdır. Ancak abonelik modeli, ödeme altyapısı ve platform sınırları işletmenizin fiyat ihtiyacına göre değerlendirilmelidir.
WooCommerce tarafında fiyat, varyasyon, kargo, ödeme ve özel iş kuralları üzerinde daha doğrudan kontrol kurulabilir. Çok sayıda ülke, karmaşık fiyat listesi veya özel checkout mantığı olan işletmeler için headless e-ticaret yaklaşımı da değerlendirilebilir.
Bu teknik kurulumlar mağaza yayına çıktıktan sonra yamalanacak ayarlar değildir. Pazar bazlı fiyat, ürün verisi, kargo kuralı ve ölçümleme en baştan birlikte kurulmalıdır. Bu yapıyı kurarken WooCommerce e-ticaret altyapısı veya e-ihracat altyapısı ihtiyaca göre farklı avantajlar sunabilir.
WooCommerce mu Shopify mi karşılaştırmasında da temel soru budur: Hangi platform daha popüler değil, hangi platform sizin satış modelinizi daha az istisnayla taşıyor?
Ülke bazlı fiyatlandırma kontrol listesi
Pazar açmadan veya fiyatları değiştirmeden önce bu listeyi tamamlayın:
- Her ürün varyasyonu için güncel ürün maliyetini çıkarın.
- Her hedef ülke için kargo, paketleme ve operasyon maliyetini ekleyin.
- Vergi ve gümrük tahsilat modelini belirleyin; AB’de 150 EUR, İngiltere’de 135 sterlin eşiğini kontrol edin.
- Son üç ila altı aylık iade oranını ürün grubu bazında hesaplayın.
- Sipariş başına reklam maliyetini pazar ve kanal bazında ekleyin.
- Aynı teklif seviyesindeki en az 10 yerel rakibin toplam fiyatıyla fiyat tabanınız arasındaki farkı ölçün.
- AB ve İngiltere’de fiyatı KDV dahil gösterin; ABD feed’inde fiyata vergi eklemeyin.
- İlk olarak en çok satan ürünlerde bölge veya ülke bazlı sabit fiyat oluşturun.
- Ürün sayfası, sepet, checkout ve reklam feed’inde fiyatı test edin; fiyatı ziyaretçinin konumuna göre otomatik değiştirmeyin.
- İndirimde önceki fiyatı pazar bazında tutun (AB’de en az 30, Türkiye’de 10 gün) ve her ay dönüşüm oranı, brüt kâr, iade oranı ve reklam maliyetini birlikte inceleyin.
Fiyat değişimini yalnızca dönüşüm oranıyla değerlendirmeyin. Daha fazla sipariş, daha fazla kâr anlamına gelmeyebilir. İade oranı yükselmiş, reklam maliyeti artmış veya ortalama sipariş değeri düşmüş olabilir.
Sık sorulan sorular
E-ihracatta fiyatlandırma nasıl yapılır?
Önce fiyat tabanını hesaplayın: ürün maliyeti, paketleme, ülkeye göre lojistik, ödeme maliyeti, vergi ve gümrük yükü, iade payı, sipariş başına reklam maliyeti ve hedef brüt kâr. Sonra bu tabanı hedef pazarda eşdeğer teklif sunan yerel markaların toplam fiyatıyla karşılaştırın. Son adımda fiyatı o pazarın vergi gösterim kuralına göre yayınlayın; feed, ürün sayfası, sepet ve checkout aynı tutarı göstermelidir.
E-ihracatta her ülkeye farklı fiyat vermek yasal mı?
Avrupa Birliği’nde farklı pazarlar veya siteler için farklı fiyatlar belirlemek mümkündür. Geo-blocking Tüzüğü (2018/302), ayrımcılık yapmadan sunulduğu sürece üye devletler arasında farklı net satış fiyatlarını engellemez (md. 4/2). Yasakladığı şey, müşteriyi vatandaşlığı, ikamet yeri veya kuruluş yerine göre siteye erişimden engellemek, açık onayı olmadan başka bir ülke sürümüne yönlendirmek (md. 3) ve ödeme koşullarında bu nedenle ayrım yapmaktır (md. 5). Tüzük AB dışında kurulu satıcılara da uygulanır; Birleşik Krallık ise kapsamı dışındadır.
Yurt dışı satış fiyatı sadece döviz kuruyla belirlenir mi?
Hayır. Kur yalnızca para birimini çevirir. Kargo, vergi, gümrük, iade, ödeme komisyonu, reklam maliyeti ve yerel rekabet ayrıca hesaplanmalıdır. Kur için de bir referans seçin: TCMB gösterge kurları kimseyi bağlamaz; hangi kuru ve hangi tarihi kullandığınızı fiyat tablonuzda yazılı tutun.
Google Shopping’de farklı ülkelere farklı fiyat gösterilebilir mi?
Evet. Ancak hedef ülke, ürün feed’i, para birimi, kargo ayarı ve site fiyatı birbiriyle tutarlı olmalıdır. Reklamdaki fiyat, ürün sayfasındaki veya checkout’taki fiyattan farklı olamaz. Fiyatı ziyaretçinin IP konumuna göre otomatik değiştirmek de Merchant Center kurallarına aykırıdır; ülkeyi ziyaretçi kendisi seçmelidir.
Shopify’da ülke bazlı sabit fiyat tanımlanabilir mi?
Evet. Shopify Markets’te Pazarlar › Kataloglar altında pazara yüzdesel fiyat ayarı veya ürün bazlı sabit fiyat tanımlanabilir. Ancak Shopify Payments olmayan Türkiye merkezli bir mağazada bu fiyat mağazanın varsayılan para biriminde kalır; vitrinde yerel para birimi ve yuvarlama çalışmaz.
Sonuç: Her pazar için fiyatı yeniden gerekçelendirin
Tekstil e-ihracatında doğru fiyat, rakibin altına inen fiyat değildir. Ürünün kapıya teslim maliyetini karşılayan, iade riskini taşıyan ve müşterinin gördüğü toplam teklifle uyumlu fiyattır.
Önce fiyat tabanınızı kurun. Ardından pazarın kabul ettiği fiyat bandını bulun. Bu iki sayı arasında çalışma alanı yoksa ürünü değil, kargo modelini, teklif yapısını veya pazar seçimini sorgulayın.
Ülkeye göre fiyat değiştirmek teknik bir özellik olabilir. Hangi fiyatın neden değişeceğini bilmek ise ticari bir karardır.
İlgili Yazılar
- E-İhracatta Çoklu Para Birimi: Tekstil Satışı
- Shopify Markets Kurulumu ve Ayarları
- Fulfillment Entegrasyonu: E-İhracat
- E-İhracat Gümrük ve Vergi: Tekstil
- Tekstil İçin Shopify mı WooCommerce mi?
Hangi pazara açılıyorsunuz?
Yurt dışı satışta uyum, altyapının bir parçasıdır; sonradan yamanmaz. Doğru seçim, “en gelişmiş” olan değil; hedef pazarınıza, katalog büyüklüğünüze ve ekibinizin kapasitesine oturandır. Nasıl satmak istediğinizi anlatın; size fiyat listesi değil, ihracat modelinize özel bir teklifle döneriz.
Bu işi sizin için de kuralım.
Sizi aramaz, kimseyi habersiz bir listeye eklemeyiz. Ne istediğinizi yazın; e-postayla, teklif ve teslim tarihiyle geri dönelim.