← Tüm yazılar
Dijital Pazarlama

Google Ads Kalite Puanı Nedir?

Google Ads kalite puanı, anahtar kelime, reklam metni ve açılış sayfasının birbiriyle ne kadar uyumlu olduğunu gösteren 1–10 arası bir teşhis puanıdır. Google’ın kendi ifadesiyle kalite puanı, reklam açık artırmasıyla ilgili bir giriş değildir. Açık artırmada kullanılan kalite sinyallerinin nerede zayıf olduğunu gösterir. O sinyaller zayıfsa aynı arama için daha yüksek tıklama maliyeti ve daha az görünürlük beklenir.

Rakibiniz daha düşük teklif vermesine rağmen daha sık üst sırada görünüyorsa, sorun yalnızca bütçe değildir. Reklamı arayan kişinin niyetine daha uygun olabilir, daha yüksek tıklama beklentisi yaratabilir veya trafiği daha doğru bir sayfaya gönderiyor olabilir.

Kalite puanı kampanya başarısını tek başına ölçmez. Dönüşümler, maliyet, arama terimleri ve açılış sayfasındaki kullanıcı davranışı da önemlidir. Yine de düşük puanlı bir anahtar kelime, hesaptaki yapısal sorunu erken gösterebilir: yanlış gruplanmış kelimeler, fazla genel reklam metinleri veya reklamla uyuşmayan yavaş sayfalar.

Bu yazıda kalite puanının ne olduğunu, arayüzde nasıl okunduğunu, hangi üç bileşenden oluştuğunu ve puanı iyileştirmek için uygulanabilecek adımları anlatacağız.

Öne Çıkanlar

  • Google Ads kalite puanı, Arama Ağı kampanyalarında her anahtar kelime için 1–10 arasında görünen bir teşhis metriğidir.
  • Puan, açık artırmaya doğrudan girmez. Açık artırma, o anki kalite sinyallerini ve teklifinizi birlikte değerlendirir.
  • Beklenen tıklama oranı, reklam alaka düzeyi ve açılış sayfası deneyimi kalite puanının üç bileşenidir.
  • Puan yerine ”—” görüyorsanız, o anahtar kelimeyle tam eşleşen yeterli arama yoktur.
  • Yüksek teklif, zayıf reklam ve sayfa uyumunun maliyetini tek başına çözmez.
  • Reklamın vaadiyle açılış sayfasının içeriği aynı değilse hem tıklama kalitesi hem dönüşüm verimliliği zarar görür.

Google Ads kalite puanı, reklamınızın kalitesini aynı aramada gösterilen diğer reklamverenlerin reklamlarıyla karşılaştıran bir göstergedir. Google bu puanı 1–10 arasında ve anahtar kelime düzeyinde gösterir.

Bu puanı hesabın genel notu gibi okumayın. Google’ın açıklamasına göre reklam grubu, kampanya veya hesap düzeyinde kalite puanı yoktur. Her anahtar kelime ayrı değerlendirilir ve puan Arama Ağı kampanyaları için raporlanır.

Google’ın beklentisi nettir: Kullanıcı, aradığı konuyla ilgili bir reklam görmeli ve tıkladığında reklamın vaat ettiği içeriğe ulaşmalıdır. Reklam başka bir şey söylüyor, sayfa başka bir şey sunuyorsa kullanıcı zaman kaybeder. Google bunu istemez.

Bu nedenle kalite puanı üç alanı birlikte değerlendirir:

  • Kullanıcının reklamı tıklama ihtimali
  • Reklam metninin arama sorgusuyla uyumu
  • Açılış sayfasının, reklamı tıklayan kişi için ne kadar alakalı ve yararlı olduğu

Google, yüksek kaliteli reklamların daha düşük TBM sağladığını belirtir. Yani puanın kendisi değil, puanın işaret ettiği kalite maliyeti etkiler. Kalite zayıfsa aynı görünürlük için daha yüksek teklif vermeniz gerekebilir.

Kalite puanı nerede görülür?

Google Ads arayüzünde Anahtar Kelimeler bölümünü açın. Sütun ayarlarından kalite puanıyla ilgili metrikleri ekleyin.

Yalnızca toplam puanı takip etmeyin. Arayüzde dört sütunu birlikte görünür hale getirin:

  • Kalite puanı
  • Beklenen TO
  • Reklam Alaka Düzeyi
  • Açılış Sayfası Deneyimi

Bileşen etiketleri ne anlama gelir?

Üç bileşen sayı olarak değil, etiket olarak görünür: Ortalamanın üstünde, Ortalama veya Ortalamanın altında. Google bu değerlendirmeyi, son 90 gün içinde tam olarak aynı arama için gösterilen reklamlarla karşılaştırarak yapar. Nerede çalışmanız gerektiği burada belli olur.

Örneğin kalite puanı 4 olan bir kelimede reklam alaka düzeyi “Ortalama”, açılış sayfası deneyimi ise “Ortalamanın altında” olabilir. Bu durumda yalnızca yeni bir reklam başlığı yazmak yetmez. Sorun büyük olasılıkla yönlendirdiğiniz sayfadadır.

Puan yerine ”—” görüyorsanız

Kalite puanı sütununda sayı yerine ”—” görünüyorsa, Google’a göre anahtar kelimenizle tam olarak eşleşen yeterli arama yoktur. Bu bir hata ya da ceza değildir. Yeni veya düşük hacimli kelimelerde sık görülür.

Belirli bir dönemdeki değişimi görmek için Kalite puanı (geçmiş), Beklenen TO (geçmiş), Reklam Alaka Düzeyi (geçmiş) ve Açılış Sayfası Deneyimi (geçmiş) sütunlarını ekleyin. Bu sütunlar, seçtiğiniz raporlama dönemine ait puanı gösterir. Bir düzenlemeden önce ve sonra ne değiştiğini bu sütunlarla izlersiniz.

Kalite puanını belirleyen üç bileşen

Kalite puanı teklifinizle ilgili değildir. Daha yüksek bütçe, reklama daha fazla para harcatır. Arama niyetiyle uyumsuz bir yapıyı ise düzeltmez.

Beklenen tıklama oranı

Beklenen tıklama oranı, reklamınız gösterildiğinde tıklanma olasılığına ilişkin değerlendirmedir.

Bu alan zayıfsa reklamınız arama yapan kişiye yeterince açık veya cazip gelmiyor olabilir. Başlıkta hizmetin, ürünün ya da konumun açıkça yer almaması sık görülen nedenlerden biridir.

Örneğin “şirket muhasebe hizmeti” arayan biri, “İşletmeniz İçin Profesyonel Çözümler” başlıklı reklama neden tıklaması gerektiğini ilk bakışta anlayamaz. Aynı aramada “Şirket Muhasebe Hizmeti | Teklif Alın” daha açık bir eşleşme sunar.

Amaç, anahtar kelimeyi mekanik biçimde her satıra yazmak değildir. Kullanıcıya, aradığı şeyin reklamda olduğunu açıkça göstermektir.

Reklam alaka düzeyi

Reklam alaka düzeyi, anahtar kelime ile reklam metninizin ne kadar örtüştüğünü gösterir.

Bir reklam grubuna birbirinden farklı hizmetler eklerseniz, reklam metni hiçbir aramaya tam uymaz. “Şirket muhasebe hizmeti”, “e-ticaret muhasebesi” ve “şahıs şirketi defter tutma” aynı grupta olduğunda tek metin, farklı niyetlerin tümüne cevap vermeye çalışır.

Sonuç çoğu zaman şöyledir:

  • Reklam başlığı fazla genel kalır.
  • Kullanıcı aradığı hizmeti net görmez.
  • Tıklama oranı zayıflar.
  • Google reklamla anahtar kelime arasındaki uyumu düşük değerlendirir.

Reklam grupları küçük ve niyet açısından tutarlı olduğunda, her grup için özel mesaj yazmak kolaylaşır. Bu yalnızca kalite puanı için değil, hangi aramanın gerçekten müşteri getirdiğini görmek için de gerekir.

Açılış sayfası deneyimi

Açılış sayfası deneyimi, Google’ın tanımıyla açılış sayfanızın, reklamı tıklayan kullanıcılar için ne kadar alakalı ve yararlı olduğudur.

Bu bölüm en sık ihmal edilen alanlardan biridir. Reklam hesabı düzenlenir, başlıklar yenilenir, teklifler artırılır. Sonra kullanıcılar ürün veya hizmet sayfası yerine ana sayfaya gönderilir.

Örneğin “koltuk takımı fiyatları” aramasından gelen bir kişiyi genel ana sayfaya göndermek, kullanıcıyı yeniden arama yapmaya zorlar. Önce menüden ürün kategorisini bulur, sonra ürünleri filtreler, ardından fiyat arar. Çoğu kişi bu kadar uğraşmaz.

Google’ın açılış sayfası önerileri de aynı noktadan başlar: reklamınızla ve anahtar kelimenizle yakından eşleşen bir sayfa seçin. Açılış sayfası şu sorulara doğrudan yanıt vermelidir:

  • Sayfa, reklamda verilen vaadi karşılıyor mu?
  • Kullanıcı aradığı ürün, hizmet veya konumu ilk ekranda görüyor mu?
  • Sayfa mobilde düzgün çalışıyor mu?
  • Sayfa hızlı açılıyor mu?
  • Teklif alma, arama veya satın alma için sonraki adım açık mı?

Sayfa hızı da bu deneyimin parçasıdır. Geç açılan, mobilde kullanımı zor olan veya gereksiz eklentiler yüzünden ağırlaşan bir sayfa, reklamın sağladığı avantajı boşa çıkarır. Reklam sayfası için ne gerektiğini landing page rehberimizde ayrıca anlattık.

Reklam hesabı ile web sitesi ayrı işler değildir. Reklam doğru kişiyi getirir; sayfa o kişiye aradığı şeyi vermelidir.

Kalite puanı TBM ve görünürlüğü nasıl etkiler?

Reklamınızın gösterilip gösterilmeyeceğini ve hangi konumda çıkacağını reklam sıralaması belirler. Google, reklam sıralamasını belirleyen etkenleri şöyle sıralar:

  1. Teklifiniz
  2. Reklamlarınızın ve açılış sayfanızın kalitesi
  3. Reklam sıralaması eşikleri
  4. Açık artırmanın rekabet gücü
  5. Kullanıcının arama bağlamı: konum, cihaz, arama zamanı ve arama terimleri gibi
  6. Reklam öğelerinin ve diğer reklam biçimlerinin beklenen etkisi

Kalite bu listenin bir maddesidir, ama 1–10 arasındaki puan değildir. Google, açık artırma anındaki kalitenin, arayüzde gördüğünüz kalite puanından farklı olduğunu açıkça yazar. Bu yüzden “teklif × kalite puanı” ifadesi bir formül değildir. Pratikteki sonuç ise benzerdir: Aynı arama için daha alakalı reklam ve daha iyi bir sayfa, bütçenizi daha verimli kullanmanıza yardım eder.

Varsayımsal iki reklamveren düşünün. İlki daha yüksek teklif verir, fakat genel bir reklam kullanır ve trafiği ana sayfasına gönderir. İkincisi daha düşük teklif verir, arama niyetine özel reklam metni kullanır ve ilgili hizmet sayfasına yönlendirir.

İkinci reklamverenin her aramada üst sırada çıkacağı garanti değildir. Ancak daha alakalı bir yapı, tıklama başına maliyet için daha sağlıklı bir temel oluşturur. Açık artırmanın genel işleyişini Google Ads nedir rehberimizde adım adım anlattık.

Yüksek teklif, zayıf yapıyı gizler

Birçok hesapta düşük kalite puanına verilen ilk tepki, teklifi artırmaktır. Bu kısa vadede daha fazla gösterim veya daha iyi konum sağlayabilir. Fakat asıl sorun yerinde kalır.

Bu yaklaşımın maliyeti zamanla artar:

  • Tıklama başına daha fazla ödersiniz.
  • Alakasız aramalardan gelen trafik artabilir.
  • Dönüşüm verisi gürültülenir.
  • Hangi hizmetin veya anahtar kelimenin işe yaradığını görmek zorlaşır.

Google Ads yönetimi, bütçeyi düşük performanslı kampanyalara eşit dağıtmak değildir. Önce hesabın neden verimsiz olduğunu bulun. Ardından arama niyetini, reklam metnini ve sayfa deneyimini birlikte düzeltin.

Kalite puanı nasıl yükseltilir?

Kalite puanını iyileştirmek tek bir ayarla olmaz. Reklam grubunu düzenlemek, açılış sayfasını iyileştirmek ve arama terimlerini temizlemek birlikte ele alınmalıdır.

1. Anahtar kelimeleri niyete göre ayırın

Tek bir reklam grubuna onlarca farklı anahtar kelime eklemek, en yaygın hesap hatalarından biridir.

Yakın anlamlı ve aynı hizmeti arayan kelimeler aynı grupta kalabilir. Ancak farklı ürün kategorileri veya hizmet niyetleri için ayrı gruplar oluşturulmalıdır.

Örneğin:

  • “şirket muhasebe hizmeti”
  • “şirketler için mali müşavir”
  • “kurumsal muhasebe hizmeti”

aynı niyete yakın olabilir.

Buna karşılık “e-ticaret muhasebesi” veya “şahıs şirketi defter tutma” için ayrı reklam grubu gerekir. Çünkü reklam metni, açılış sayfası ve teklif yaklaşımı değişebilir.

2. Reklam metninde arama niyetini açıkça karşılayın

Reklam metni yaratıcı yazarlık gösterisi değildir. Kullanıcının aradığı hizmeti, ürünü veya çözümü ilk bakışta anlaşılır kılmalıdır.

Örneğin “kombi servisi” arayan biri için reklam başlığında kombi servisi ifadesinin yer alması anlamlıdır. Ancak her başlığı aynı kelimeyle doldurmak yerine kullanıcıya sonraki adımı da söyleyin: randevu, hizmet detayı, hizmet bölgesi veya teklif.

İyi bir reklam metni şunları yapar:

  • Arama niyetini tanır.
  • Hizmeti açık adlandırır.
  • Kullanıcıya ne bulacağını söyler.
  • Sayfadaki içerikle aynı vaadi verir.

Reklamda “hemen teklif alın” yazıyorsa, açılış sayfasında teklif alma adımı görünmelidir. Reklam belirli bir ürün grubundan söz ediyorsa kullanıcı doğrudan o kategoriye ulaşmalıdır.

3. Her reklam grubunu uygun açılış sayfasına gönderin

Açılış sayfası genel kaldığında kullanıcı aradığını bulmakta zorlanır. Kullanıcıyı sayfada dolaştırmak dönüşüm hunisi değil, sürtünmedir.

Bir mobilya mağazasında “koltuk takımı” aramalarının ana sayfaya yönlendirildiğini düşünün. Kullanıcı, ürün kategorisini bulmak, modelleri görmek ve fiyatları incelemek için birkaç adım atmak zorunda kalır.

Bu trafik doğrudan koltuk takımı sayfasına gönderildiğinde deneyim değişir. Kullanıcı, reklamın vaadini ilk ekranda görür. Bu hem açılış sayfası deneyimini hem de satışa giden yolu iyileştirir.

Her kampanya için sıfırdan bir sayfa hazırlamak gerekmez. Ancak reklamın konusu ile sayfanın başlığı, içeriği ve çağrısı aynı doğrultuda olmalıdır.

4. Mobil sayfa hızını düzeltin

Google’ın açılış sayfası önerileri arasında sayfanın mobil uyumlu olması ve sitenin hızlandırılması da yer alır. Masaüstünde kabul edilebilir görünen bir sayfa, mobilde ağır görseller, gereksiz eklentiler veya şişkin kod yüzünden kullanılamaz hale gelebilir.

Önce Google PageSpeed Insights ile reklam sayfalarınızı kontrol edin. Ardından sorunu parçalara ayırın:

  • Büyük ve sıkıştırılmamış görseller
  • Kullanılmayan eklentiler
  • Gereksiz üçüncü taraf kodları
  • Mobilde taşan tasarım öğeleri
  • Ağır page builder çıktısı
  • Yavaş sunucu yanıtı

Bu alanların her biri kullanıcı deneyimini etkiler. Reklam hesabını optimize edip yavaş sayfayı olduğu gibi bırakmak, musluğu açıp kovadaki deliği görmezden gelmektir. Hızın satışa etkisini site hızı yazımızda ayrıca ele aldık.

Sayfa hızı sorununuz reklam verimliliğini de etkiliyorsa, özel WordPress geliştirme yaklaşımında page builder yerine elle kodlanmış yapı ve PageSpeed 90+ tabanı neden önemlidir, buradan inceleyebilirsiniz.

5. Negatif anahtar kelime listesini düzenli büyütün

Negatif anahtar kelimeler, reklamınızın görünmesini istemediğiniz aramaları engeller. Bu yalnızca boşa giden tıklamaları azaltmaz, reklamınızı hedeflediğiniz aramalara da yaklaştırır.

Örneğin online muhasebe yazılımı satan bir işletme, “ücretsiz muhasebe”, “muhasebe nasıl yapılır” veya “muhasebe öğren” aramalarından satış elde etmeyebilir. Bu kullanıcılar ürün satın almak değil, ücretsiz bilgi veya eğitim bulmak istiyordur.

Bu nedenle arama terimleri raporu düzenli kontrol edilmelidir. Negatif listeyi ilk gün yazıp bırakmak yetmez. Kullanıcılar yeni sorgularla gelir ve kampanya buna göre temizlenmelidir.

6. Reklam öğelerini eksiksiz kullanın

Site bağlantıları, açıklama metinleri, telefon bilgisi ve uygun diğer reklam öğeleri, reklamın daha fazla alan kaplamasına ve daha anlaşılır görünmesine yardım eder. Google, reklam öğelerinin beklenen etkisini reklam sıralaması etkenleri arasında sayar.

Bu öğeler, kullanıcının aradığı alt sayfaya doğrudan ulaşmasını da kolaylaştırabilir. Örneğin bir hizmet işletmesinde farklı hizmet kategorileri için eklenen site bağlantıları, kullanıcıyı doğru sayfaya daha kısa yoldan götürür.

Burada da tutarlılık gerekir. Reklama eklediğiniz her bağlantı gerçekten ilgili içeriğe gitmelidir. Yalnızca alan doldurmak için eklenen bağlantılar ne kullanıcıya ne de hesaba fayda sağlar.

7. Reklam varyasyonlarını test edin ve zayıf olanları yenileyin

Tek reklam metniyle kampanyayı aylarca çalıştırmak, hesabı yönetmek değildir. Her reklam grubunda farklı mesajları kontrollü biçimde test etmek gerekir.

Test sırasında her şeyi aynı anda değiştirmeyin. Bir varyasyonda başlığı, diğerinde açıklamayı veya çağrıyı değiştirin. Böylece hangi değişikliğin sonuç verdiğini anlayabilirsiniz.

Tıklama oranı düşük olan reklamı hemen silmeden önce sorunu belirleyin:

  • Anahtar kelimeyle uyumsuz mu?
  • Teklif net değil mi?
  • Rakip mesajları daha mı güçlü?
  • Açılış sayfasındaki vaat reklamla çelişiyor mu?
  • Yanlış arama terimlerinden mi gösterim alıyor?

Bu sorular yanıtlanmadan yapılan her değişiklik tahmine dayanır.

Kalite puanını düşüren hatalar

Her kelimeyi tek reklam grubunda toplamak

Bu hata reklam metnini genelleştirir. Genel reklam, daha az kişiye doğrudan hitap eder. Daha düşük alaka düzeyi ve daha zayıf tıklama beklentisi bunun doğal sonucudur.

Kampanya yapınız karmaşıksa önce en çok harcama yapan gruplardan başlayın. Her şeyi bir günde yeniden kurmaya çalışmak yerine, en büyük israfın olduğu alanı düzeltin.

Tüm trafiği ana sayfaya göndermek

Ana sayfa bir yönlendirme merkezi olabilir. Ancak çoğu reklam araması için son durak değildir.

Reklam belirli bir hizmet, ürün veya kampanya için açıldıysa kullanıcı doğrudan o içeriğe ulaşmalıdır. Bu hem arama niyetine uyar hem de dönüşüm yolunu kısaltır.

Sadece TBM’ye bakmak

Düşük TBM her zaman iyi bir kampanya demek değildir. Ucuz tıklamalar alıp yanlış kişileri sayfaya getiriyorsanız, bütçe yine boşa gider.

Aynı şekilde yüksek TBM de tek başına kötü değildir. Sorgu değerliyse, dönüşüm oranı sağlıklıysa ve müşteri edinme maliyeti sürdürülebiliyorsa durum farklıdır. Kalite puanını TBM ile birlikte değerlendirin. Dönüşüm verisinden koparmayın; hangi tıklamanın iş getirdiğini dönüşüm takibi olmadan göremezsiniz.

Kalite puanını hedefin kendisi yapmak

Google, kalite puanının temel bir performans göstergesi olmadığını ve tek başına optimize edilmemesi gerektiğini söyler. Her anahtar kelimede 10 puanı hedeflemek gereksizdir. Amaç arayüzde kusursuz görünen bir hesap değil, ilgili aramalardan verimli sonuç alan bir hesap kurmaktır.

Kalite puanı düşükse nedenini araştırın. Ancak yalnızca puanı yükseltmek için dönüşüm getiren anahtar kelimeleri durdurmak veya kampanyaları gereksiz yere daraltmak doğru değildir.

Sık sorulan sorular

İyi bir kalite puanı kaç olmalı?

Google bunun için bir eşik vermez ve puanın tek başına hedef yapılmamasını önerir. Daha işe yarar soru şudur: Hangi bileşen “Ortalamanın altında” görünüyor? Düşük puanla yüksek harcama yapan veya dönüşüm açısından önemli anahtar kelimelerden başlayın.

Kalite puanı 10 olmak zorunda mı?

Hayır. Kalite puanı, iyileştirme alanlarını görmek için kullanılan bir göstergedir. Her anahtar kelimenin 10 puan alması gerekmez.

Kalite puanı yerine ”—” görünüyor. Ne yapmalıyım?

Bu, o anahtar kelimeyle tam eşleşen yeterli arama olmadığı anlamına gelir. Puan oluşana kadar reklam ve sayfa uyumunu yine doğru kurun, arama terimleri raporunu izleyin.

Kalite puanı ne kadar sürede değişir?

Bu süre, yapılan değişikliğe ve kampanyanın topladığı veriye bağlıdır. Bileşen etiketleri son 90 gündeki karşılaştırmaya dayandığı için reklam metni veya açılış sayfası düzenlemesinin etkisini görmek zaman alır.

Bu yüzden aynı gün kesin sonuç beklemeyin. Değişiklik tarihini not alın ve “(geçmiş)” sütunlarıyla önceki dönemle karşılaştırın.

Bütçeyi artırmak kalite puanını yükseltir mi?

Hayır. Bütçe artışı kalite puanını doğrudan yükseltmez.

Kalite puanındaki sorun reklam alaka düzeyi, beklenen tıklama oranı veya açılış sayfası deneyimiyse çözüm de bu alanlarda olmalıdır. Bütçeyi nasıl belirleyeceğinizi Google Ads bütçesi rehberimizde anlattık.

Düşük kalite puanı tüm hesabı etkiler mi?

Hesap düzeyinde bir kalite puanı yoktur. Tek bir düşük puanlı anahtar kelime tüm hesabı tek başına kötü yapmaz. Ancak yüksek harcama yapan birçok anahtar kelimede aynı sorun varsa toplam maliyetiniz artabilir.

Bu nedenle anahtar kelimeleri harcama, dönüşüm ve kalite puanıyla birlikte değerlendirin.

Kalite puanı reklam onayını etkiler mi?

Hayır. Reklam onayı Google Ads politikalarıyla ilgilidir. Kalite puanı ise reklamın arama niyeti, tıklanma beklentisi ve açılış sayfası uyumuna ilişkin değerlendirmedir.

Onaylanmış bir reklamın kalite puanı düşük olabilir.

Yeni kampanyalarda kalite puanı nasıl değerlendirilir?

Yeni anahtar kelimelerde yeterli veri bulunmayabilir ve puan yerine ”—” görebilirsiniz. İlk günden doğru reklam metni, uygun anahtar kelime gruplaması ve ilgili açılış sayfası kullanmak önemlidir.

Başlangıçta arama terimlerini düzenli kontrol etmek, yanlış trafikten erken dönemde kaçınmanızı sağlar.

Kalite puanı, kampanya yapınızın aynasıdır

Google Ads kalite puanı, tek başına peşinden gidilecek bir skor değildir. Ancak reklam hesabında nerede para kaybettiğinizi görmek için güçlü bir işarettir.

Düşük puan çoğu zaman üç sorundan birine işaret eder: Anahtar kelimeler fazla geniş gruplanmıştır, reklam metni arama niyetini karşılamıyordur veya kullanıcı reklamdaki vaadi sayfada bulamıyordur. Bu alanları birlikte düzelttiğinizde bütçenizi daha az israfla yönetmeye başlarsınız.

Reklam hesabınızı yalnızca daha yüksek teklif vererek büyütmeyin. Önce hangi aramaya, hangi mesajla ve hangi sayfayla çıktığınızı netleştirin.

Google Ads bütçenizin nereye gittiğini görün.

Designodin’de Google Ads hesapları; arama terimleri, reklam grupları, dönüşüm takibi ve açılış sayfası uyumuyla birlikte incelenir. Sabit yönetim ücreti uygulanır, yazılı kapsam sunulur ve bütçe yüzdesi üzerinden komisyon alınmaz.

Google Ads yönetimi yaklaşımımızı inceleyin Bize ulaşın, yazılı teklif alın